18 Ağustos 2021 Çarşamba

18 Ağustos 0

Eski Bir Eylüldü O.




Debelenip

Çırpınıp durmakta

Kendince

Uzak sularda

Gülün kanı.  


Mevsimi tutuşmuş bir bahar

Yanmakta yürek

Isırıp duruyor kor bir ateş

Dikenli bir Eylül. 


Avuçlarımda,

Güz vurgunu yapraklar

Bir rüzgar

Dokunuyor tenime

Sanki

Cam kırıkları içinde ellerim.  


Kokusunu içime çektiğim

O mor sevdalar

Terketmiş beni,

Ne ara gelip geçti

Şimdi gitti o

Eski bir eylüldü

Dönmeyecek.  


Bir ses

Çağırıyor yağmurları

Hırçın fırtınalar

Yalayıp geçiyor

Aralık kapılardan

Üşüyorum. 


Bir yıldız kaydı

Çığlıklar içinde

Kim uyandırdı

Uzun düşlerden,

Okşayıp duruyor

Derinden derinden

Güz rüzgarları beni.  


Pencereme vuruyor

Avuç avuç

Sarı yapraklar

Adını koyamadığım

Bir eylül

Durdurulmaz bir yangın 

Yüreğimde,

Koca bir fırtına savruluyor. 


Sanma ki,

Kaldığımız yerden

Bıraktığımız gibi

Devam edecek sevdalar

Katışıp şarkılara sığdıramadığımız

Eylüller. 


Çiziyor zaman yine

Yolculukları,

Göç vakitlerini

Şimdi bıraktığımız yerden

Solgun düşler

Masallar yarım

Çok şeyler silinmiş 

Hatıralardan,


O eski eylül değil ki 

Şimdi yaşadığımız

O içimizde bir yerde

Ilık bir rüzgar gibi esmekte

Savrulup durmakta

Savrulmakta...


17 Ağustos 2021 Salı

17 Ağustos 0

Benim Bildigim Her Seyin Adı Maviydi, Düslerimde




Düş içinde bir düş

Bir sabaha uyandım

Güne düşen ilk ışıkla

Tatlı fısıltılarla, sayısız mavilerle

Dışarıda nehir gibi akan bir hayat

İki de bir yüzümü okşayan

Ilgıt ılgıt esen mavi kokulu bir rüzgar

Bir mavi sabaha uyandım. 


Mavi boyalı çakıl taşları

Kuğulu, nilüferli bir göl

Suları mavi,

Mor güller çiçek açmış, 

Belki de mavi,

Hep uzaklara bakıyorum

Yapayalnız dolaşıyorum içimde

Mevsimler gibi geçiyorsun 

Hep aklımdasın

Sulardan damıtılmış bir buz mavisi gözlerin

Yüreğime akıyorsun, 

Bir balık gibi diri.  


Her nedense

Bir keyif var

Bir yorgun mavi var yüreğimde

Sanki yeniden gelecekmişsin gibi 

Koynuma

Mavi yağmurlarla

Dokunacakmışsın gibi

Mavi dudaklarından dudaklarıma.   


Bu akşam dolunay var

Işık tarlalarından geçiyoruz seninle

Bir masal bahçesinden içeriye

Uzaklardan kopup gelen

Mavi kelebekler karşılıyor bizi,

Güz vaktinde

Suladım haylaz tohumlarını,

Mavi sarmaşıkların, 

Sardım sarmaladım seni kollarına.  


Gece uzun gece karanlık

Bir ufka vardık seninle artık

Ay ateş gibi

Yıldızlar yağıyor

Rüzgarın eskittiği bir maviye,

Deniz kan içinde

Kan içinde deniz

Alıp boyuyorum, ay ışığı penceresinden

Suları maviye

Dokunarak gözlerine. 


Benim bildiğim her şeyin adı

Maviydi düşlerimde

Sesleniyor sana

Duyuyor musun

Görüyor musun,

Yıldızlarda parlamak için maviler

Denizi uyandırıyor

Geceyi uyandırıyor şimdi. 


Uyandım

Mavi düşlerimden, uyandım

Güneşin battığı yerde

Ucuz bir şaraba verdim  kendimi

Gittim bir deniz kıyısına oturdum

Ellerim sularda

Dolunayı bekledim yine,

Bir ses bekledim

Sessiz bir kaynaktan sızan bir ses,

Sesini bekledim

Duyamadım

Akıyorum kendimce

İçinde mavi olan sularda şimdi

Sensiz,

Sessizce...


16 Ağustos 2021 Pazartesi

16 Ağustos 0

Ay Karanlık Yine Bu Gece



Ay karanlık bir gece

Senli rüyalarımdan uyandım 

Kuytu bir mahallenin ömür sokağında,

Bu baharda cemreler düşmedi payıma yine bu sabah

Gündoğomunu gözlerinden

Güneşi bahardan koparmış habersiz

Boşunaymış saklamaya çalıştığım çiçekler

Yazda bitmiş meğer,

Güz serinliğinin durgun sularına karışan

Hazin bir Eylül, bir tutam kül yığını

Yeşil yerine

İnce bir sızı yüreğim, 

Seni arıyorum. 


İmkansızlıkları hiç yaşamamıştık seninle

Ömür eskitmiştik, yıllar eskitmiştik

Gölgeler uzardı uzar giderdi içimizden

Bir umut var ya, bir umut var derdik hep

Derdik ya,

Sen yürürdün rüzgar yürürdü

Sabahlar sığmaz olurdu gözlerine uyandığında

Eski bir anıyıyı hatırlatır gibiydi söylediğin şarkılar hep

Ay karanlık

Kırmızı ve mavi,

Kırdığımız bir dal

Yanlışımız olmadı vedalara hiç

Ama gittin, gittin bir gece vakti

Yağmurlu bir gecede

Ay uykudayken

Bir gemisiz rıhtımdan.  


Bir rüzgar vurur yüzüme

Toplarım yüreğimi

Hadi demir al

Hadi yelkenlerini aç yüreğim

Duman yada sis farketmez 

Uzanalım yollara

Masalsız bir limandan bir koya gidelim


Rüzgar ters esiyor deniz kararsız

İçte bir bir çırpınıyor yüzün orda

Arka odasında suların,

Avuçlarımda ellerinin serinliği

Uzak sesler, yol yorgunu düşler düştü şimdi payıma

Biraz mavi, biraz esmer yüzlü

Özlem düştü

Ay karanlık

Ay karanlık 

Yine bu gece...


15 Ağustos 2021 Pazar

15 Ağustos 0

Eylül Kokusu



Kendi demlediğim 

Bir sıcak çay doldurdum bardağa 

Seyrettim günlerdir dışarıyı 

Yüzümü dayadım yağmurlu cama 

Karşımda yağmurlardan kalan 

Çiçekleri sulayamadım bu sabah, 

Petunyalar hüzünlü 

Soğumuş Sardunyalar 

Farkında değilmişim meğer 

Sarılmışlar yalnızlık uykularına

Sinmiş Eylül'ün kokusu yüzlerine,

Yitirmiş gökyüzü maviliğini

Bir şeyler var bizim bilmediğimiz

Bir şeyler var, ayrılık var.  


Bir başka güz, bir başka Eylül işte

Bütün hüzne açılan kapılar var,

Kim dayanabilir

Rüzgarın gövdemizde açtığı yaralara

Bir çiçeğin rengini kırmızıya, kim boyar

Kim boyar, 

Çıplak ağaç dallarının yapraklarını yeşile. 


Toprağa, hüzünlü bir şarkı söylüyor yağmurun sesi

Bir güz hikayesimi 

Yoksa  başka bir öykümü bilmediğimiz. 


Çırılçıplak yaslı bir ağaç

Bir bahar aradım bir Eylül düştü önüme

Koca bir çınar ağacı gibi,

Rüzgarın devirdiği bilmediğimiz.  


Sürüp gelen alabildiğince

Karşımda yağmurlardan kalan

Çılgın bir nehir var, çoğaldıkça çoğalan

Dağbaşlarının yeşil yorganı çalınmış

Bir kor dayatıyor, zifiri karanlığı bize

Sarı yeşil bir koku yerine

Gidiyoruz öylece belirsizliğe. 


Artık boyayamıyorum

Bulutları leylak rengine

Ağaçları yeşile,

Avuçlayamıyorum sarı yapraklarını

Okşayamıyorum eskisi gibi

Dere kuşlarının kanatlarını. 


Gözlerimde yaş

Ağladığımı sanmayın sakın

Gözlerime Eylül kokusu kaçtı

Dudaklarıma Eylül bulaştı, ondandır. 


Geliyor öylece Eylül

Şiirlere sığdıramadığımız

Farklı dallardan savrularak şimdi

Parmak uçlarına basa basa, 

Utangaç adımlarla geliyor

Hiçbirşey yapamadan

O güzelliğini gösteremeden,

Nasılda yorgun argın geliyor

Geliyor öylece, sus pus

Ürkek bir güvercin gibi

Ürkek bir güvercin gibi...


13 Ağustos 2021 Cuma

13 Ağustos 0

İnadına Gülümse, II



Yoruldun,

Çekip gidesin gelir, belki bu şehirden

Yüreğini bırakıp

Heybene doldurarak anılarını,

Çıkarsın yollara

Dudaklarında ıslık

Şarkı söylersin belki eskilerden

Neşeli bir şarkı

Içinde aşk meşk olan

Heybendekilerden,

Takma kafanı

Ne fark eder diğer günlerden

Sancılı bir gün daha geldi geçti dersin,

Işte o kadar

İn sahile

Mutlu çığlıklarını duy martıların

Taze bir simit kokusu,

Dalga dalga köpüklerde. 


Hep acı

Hep sızı

Hep hasret olacak değil ya

Otur bir meyhaneye

Eskimiş, kuytu bir köşedeymiş

Kime ne,

Tak bir maske yüzüne

Eski mutlu günlerden

İç şerefine

Gülümse hayata

İnadına gülümse.  


Bir mektup,

Altına yazılmış bir not

Senden başkasını sevemem diye sana yazılan

Olmadı, kalkıpta gitmiş önce,

Boşver aldırma

Gidenler gitmiştir

Gitti,gelecekmiş, gelmeyecekmiş

Yalanmış, yalancıymış, terketmiş

Kime ne,

Bir nefes çek sigarandan

Savur rüzgara küllerini

Hadi git, mutlu ol şimdi kendi kendine

Aldırma boşver

Belki yeniden severim, de

Nağme nağme dökülen gitar sesine

Bir ateşte sende yak git

Gülümse.  


Düşünsene,

Üzgünsün

Otur şiir yaz

Sanki ona yazılmış gibi yaz,

Kimbilir

Okur belki

Bir gün belki bir yerde. 

Gülümse...


13 Ağustos 0

İnadına Gülümse, I



Hasret mi ?

Yoksa ayrılık mı?

İki beden bir yürek değil mi ?

İki ayrı yerde yaşamak,

Ayaz vurur daralır yüreğin bazen

Kalbini söküp atasın gelir içinden

Alıp başını gidesin gelir,

Hani bir yol vardır ya

Bazen kalma ile gitme arasında

Kararsızsın,

Rüzgara ver nefesini

Derin derin iç çekerek

Bir başka dünyanın kapıları açılır belki

Boşver, aldırma

Gülümse hayata

İnadına gülümse.  


Bazen öyle çok olur ki yalnızlığın

Dökülür gözlerinden tane tane yaşlar

Ağlamak istersin hıçkıra hıçkıra

Ağlayamazsın

Ağla,

Ağlamandan kime ne

Varsın olsun bu kadar

Ben seni hala seviyorum dersin. 


Aç yüreğinin kafesini

Sal gökyüzüne kumruları

Ruhunu rüzgara ver

Bir şeyler akar ılık ılık damarlarına

Bağır yıldızlara avazın çıktığı kadar bağır,

Bağırmandan kime ne

Belki de uzak bir yerde

Kanat kanat yelken olup

Bir deli okyanus içine bırakırsın kendini

Boşver dersin herşeye

Gülümse 

İnadına, gülümse hayata. 


Ağır bir rüzgar vurur yüzüne

Ufukta uğuldayan

Yılların yorgunluğu var üzerinde belli ki

Aynalar kaçıyorsa senden

Üzülme boşver

Yıllara zaten borcum var, dersin. 


Uzak bir yerde asılı kaldıysa

Heveslerin

Hayallerin

Sevdiklerin

Hepsi orda,

Uzat ellerini, tak birini yüzüne

Gülümse

İnadına gülümse hayata...


12 Ağustos 2021 Perşembe

12 Ağustos 0

Avare Safaklar



Yaz geçti

Yüreğimizi deldi de geçti

Örselenmiş ilişkiler içinde iki yürek

Güz yaprakları gibi savrulmakta

Vurmuyor eskisi gibi güneş

Isıtmıyor içimizi,

En sızlayan, en çok acıtan yerinden

Tuz bastık yaralı yüreklerimize ikimizde,

Gizli gizli ağladık

Yalnızlıklarımızla

Issızlıklarımızla başbaşa kalarak,

Ne yana dönsek, nereye gitsek

Uyutmuyor bizi yine bu yürek

Gönlümüz yorgun

Gizlemiyor

Bırakmıyor yakamızı bu ayrılık

Takıldıkça takılıyor gözlerimiz

Derin bir kuytuya

Avare bir kasnak gibi

Yığılıp kalıyor yüreğimiz 

Oracıkta bir uykuya. 


Ruhumuzu rüzgara verdik

Savurduk yüreğimizin küllerini dört bir yana

Taşıyamadık yine kalbimizi uzak diyarlara

Ayrı ayrı,

Kopmak istedik, kopamadık bir türlü. 


Bir şeyler akıyor sandık içimizde 

Sevda tohumlarının dibine ılık ılık yeniden

Hayale dalamışız  meğer bir türlü uyanamadık

Salamadık yine gökyüzüne gece kuşlarını

Dilimiz tutuldu konuşamadık, neden

Çöle taşıdık yüreğimizi bu sefer

Ne gün kaldı içimizde güneşten geriye

Nede bir yığın küllenmemiş düş

Geçmişi sildik çoktan birlikte içimizden

Ölü iki yüreği bırakır gibi bıraktık

Ayışığını beklemeden

Tülü açılmamış avare şafaklara...


11 Ağustos 2021 Çarşamba

11 Ağustos 0

Ayrılıgın Adı Neydi, Bilmiyorum...



Mevsimlerden güz

Bir gün ışığı sızmakta hafifçe

Karanlığı yırtan, 

Kapı aralığından odama

Issız, soluk bir resim takılır gözlerime

Bir resim işte,

Öyle boş

Öyle yorgun

Öyle suskun

Bir resim yakalar beni

Yüreğimden göçüp giden, bir resim,

Kokun dolaşıyor içimin kuytularında hala

Ürperiyorum.  


Bir uzaklık içim dışım

En örselenmiş bir yüzle

Koyu sisler iniyor gözlerime birden

Kol geziyor, düşlerimi altüst ediyor 

Gidişin. 


Dokunsam çıldıracak bu yürek

Gözlerimin perdesine inen resmin,

Mavi değil miydi yüreğimize biçtiğimiz

İki beden bir yürek değil miydi aşk

Ayrılığın adı ne, bilmiyorum. 


Kahroluyorum,

Soluk soluğa atıyorum kendimi

Yanık ve sis kokan

Kaldırımları uyuşmuş bir sokağa,

Oysa sakin değildi bu saatte bu kaldırımlar. 

Boş boş bakıyorum bu gece yıldızlara

Neden boş bilmiyorum

Hasret mi, ayrılık mı bu

Sen ayrı ben ayrı yerde yaşayarak

Anlayamıyorum. 


Duvarları yıkık, daracık bir yürek

Yağmur yağıyor,

Götürüyorum içimdeki fırtınalarla

Ayaklarımın gittiği yerlere beni

Mezem sigaram

Bırakarak yalnızlığımla başbaşa

Kadehlere vuruyorum kendimi. 

Yanık türküler geliyor uzaklardan

Balıkçı teknelerinden,

Yalnız değilmişim meğer

Nasıl da vuruyor yankıları 

Dalgalara acı acı nağmelerin. 


Hayatımda hiç sevmediğim

Keşkelerle avunup durmaktayım şimdi

Seni hayatımdan ayıran ne var

Hadi ne varsa söyle, bilmiyorum,

Bazen düşününce

Leyla ile Mecnun' dan

Ferhat ile Şirin' den

Tahir ile Zühre' den

Ve ben seni onlardan 

Daha mı az seviyordum

Hadi tek tek söyle bana

Nasıl unutursun sen beni

Nasıl ayrılırsın sen benden

Sen bendim, ben sendin oysa,

Hadi söyle bana,

Ayrılığın adı neydi

Bilmiyorum...