Ah o eski trenler
Nerde kaldı ıslak beyaz mendille el sallamalar
Yarım kalmış o sevdalarımız
O telaşsız eski akşamlarımız
Galiba kalbimizi ta ortadan delip
O trenle gitti eski zamanlarımız.
Oysa o günleri sevdik biz, çok sevdik
Neydi ah o eski akşamlar
Yazlık sinemalarımız
O çay bahçeleri
Kırık dökük sandalyeler
Hala taptaze içimizde oturmakta
Her nefeste yanımızda sanki
Unutulmaz o eski hatıralar.
Dudaklarımızda o eski melodiler
Sessiz fısıltılarla kulaklarımızda
Unutulmaz izleri var
Hala damarlarımızda
Özledik be çok özledik
Çocukluğumuzun, sevginin o saf halini
Öğrencilik günlerimizi
Öğretmenlerimizi
Biz o günleri çok sevdik
O güzel, temiz duygularla
Gülen yüzlerle
El sallayan pencereleri
Çok özledik.
Gülüşler yankılanırdı televizyonlarda
Siyah beyaz bir masaldı, bir rüyaydı sanki.
Şimdi deniz aynı deniz ama
Vapurlar sessiz
Martılar biraz mahzun,
O içten nazlı bakışlar yok
Sessizliğe karışmış o eski kahkahalar
Şimdi her şey yapay, her şey plastik.
Bir devir kapanmış gibi
Işıkları sönmüş sahnelerin
Galiba, galiba selam göndermeli
Tozuna artık o eski mazinin...












