Birer birer sönüyordu sokak lambaları
Gözlerini ovuşturmaktaydı sabaha şafak
Tuhaf bir sıkıntı bu sabah içimde
Bir fısıltı çağırıyor sanki beni sessizce
Konuşmak ihtiyacı gibi
Peşinden hiç ayrılmıyor
Eski bir sevdanın ayak sesleri gibi
Hâlâ mahçup
Hâlâ ürkek
Hâlâ çocuk.
Şöyle bir baktım
Senden ne kalmış diye geriye
Sıvası dökülmüş bir duvar
Bir resim
Tahta bir masa
Eşyalar toplanmış
Kırık bir sandalye
Bir balkon
Pervazlarında
Çiçekler susuz ve mahzun.
Sonra;
Suladım çiçekleri
Çay demledim
İçimi ıstır,
İyi gelir diye sensizliğime
Oturdum
Sonuna kadar açtım sesini şarkıların
Dumanlı bir uğultu
Her zamanki haliyle çaresiz
Sessiz bir yağmur başladı
Her zerresinde tenimin
Belki bir sancı
Belki bir sancı
Zamansız ...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder