20 Temmuz 2021 Salı
Mevsimlerden Sonbahardayım.
18 Temmuz 2021 Pazar
Yarına Kaldı Ask Masalları.
Candan sevmelerin ardından
Her gülüş, her bakış anlamsız şimdi
Nefes nefes tutuşmakta,
Bahar dallarında kalmış, çiçekler solgun,
Bunca kırgınlıklar arasında
Günahlarıyla, sevaplarıyla
Ayırdına varmadan
Yalpalayıp durnakta sevgiler
Sanki hiç yaşanmamış sevdalar.
Dönüp duran bir plak
Eski zaman şarkılarını söyleyen,
Üç beş kadeh canlandırır mı eski hatıraları bilmem
Tam şuramda, sol yanımda, benliğimde
Kalbimde içli, ağdalı bir sızı bu şehirde
Hiç bitmeyen, esrarlı bir zamanı yontmakta
Sallanıp durmakta bir sarkaç gibi, baş ucumda bir saat.
Öyle durup ötelerde
Uyanmaya kalktığım, tatlı bir düş gibiydi bu şehir,
Bak zaman ne çabuk geçiyormuş birden
İz bırakmadan geçiyoruz gölgelerine sığınarak
Yıkarak içimizdeki tüm iskeleleri,
Ağır aksak adımlarla yürüyen gemilerin ardından
Bugün de el sallayarak.
Çiçekler açar mı bilmem yine yeniden
O yalancı sevgilerde teselli aramak yok artık
Aşklardan geriye kalan gözyaşlarını bulmak zor
Eskiyor hep böyle sevgiler
Hep ilk günkü gibi kalmadan
Bölünüyoruz parça parça yarınlara bırakmadan.
Kaç kez kucaklaştık bir başka yazla
Kaç kez sarıp sarmaladık sevdayı seninle
Kim bilir kaç kez karıştık birbirimize bu şehirde
Kaç kez.
Söylenenler doğruysa eğer
Galiba, artık
Yarına kaldı aşk masalları...
13 Temmuz 2021 Salı
Dogdugum Yer
Geldim çok uzaklardan sana
Sana gelişim anılara gidiş biletim benim
Sokaklarına hüzünler düşmüş, kahroldum
Ne kadar değişmişsin görmeyeli seni,
Bu kadar mahsun ve kederli değildin oysa eskiden.
Eskisi gibi kalsaydın ne olurdu sanki
Hiçbir tat senin verdiğin o tadı vemiyor ne yazık ki
Sen benim içimde tek yürektin
Keder sana yakışmıyor oysa ki.
Koparıp götürmüş sesleri, yüzleri, yerleri
Bırakmış kendini güz rüzgarlarına,
Anılar sızıyor artık aralık kapılardan
Üşüyen odaların yalnızlığına.
Ama öyle buğuluydu ki rüyalarımda buralar
Sessiz çığlıklarım yankılandı kayalıklardan
Aklımdan bir türlü çıkaramadım seni.
Bugün biraz daha ağır buralar
Hayat aynı hayat değil
Bir hançer gibi kalmış, gölgelerin ucunda hatıralar,
Bir anafor sanki çekiyor beni içine
Bir başka yere gidesim gelmiyor
Hatırlamayı bile unutamıyorum, doğduğum yerlerin.
Diyorum ki gidip içelim hep birlikte bu gece
Susarak, sadece susarak
Suyundan içmek lazım, çeşmesinden kana kana.
Sanki şimdi yalan gün doğumu, gün batımı
Yalan sanki kayalarda kazılı tüm anılarımız
Yaşlandırıyor her geçen yıl beni birer birer
Masadan eksiliyor artık dostlar teker teker.
Dağıtırdık saçlarımızı neşeli anların keyfini çıkararak
Açıp kollarımızı
Her gece orada oturarak
Bir türkü tuttururduk,
Yağan yağmurları dinleyerek
Yankısını duyardık kayalıklardan sevdalı şarkıların.
Kalışımdan bir ayrılış var giderken buralardan
Doğduğum yer var, geçmişim var zihnimde çakılı duran
Senin bende kalan yanların var
Uzaktan baktım,sanki seni orada dururken gördüm
Tıpkı eskisi gibi, hiçbir şey olmamış gibi.
Hoşçakal doğduğum yer hoşçakal doğduğum ev
Sen benim içimde tektin,
Ne zoruma gidiyor biliyor musun
Uçuk sarılar geldi aklıma
Biliyorum, sende bunun farkındasın
Sonbahar rüzgarlarının savurduğu
Herbiri bir yerde farklı hayatlar, farklı yaşamlar
Şimdi uzaklardan hüzünle seni izliyorlar.
Bense;
Ne zaman olacağını bilmediğim
Bir sonbahar rüzgarında savrulacağım bir gün
Bütün umutları, umutsuzlukları
Hüzünleri, sevinçleri, hiçlikleri
Geride bırakarak
Yok olacağım
Tıpkı senin gibi...
10 Temmuz 2021 Cumartesi
Cigerlerimiz Yanıyor
Yırtıldı gökyüzünün perdeleri orada değildi yıldızlar
Çırpınıp duruyordu sağa sola çarparak ağaçlar
Alev alev yanmaktaydı ciğerlerimiz
Acımasız ve sonsuz yüzeyden derinliklere.
Beraber yeşertemedik fidanları
Büyütüp dallandırıp budaklandıramadık ağaçları
Yapamadık bir türlü
Yaprağını bile sevemedik dalında
Bir gülü bile koklayamadık dikeniyle
Kanata kanata avuçlarımızı.
Yine bildiğini yapıyor insanoğlu
Ciğerleri yanıyor alev alev
Küle dönüşüyor,
Nefes alamıyor bir türlü gri bulutlar arasında
Yokoluyor yavaş yavaş farkında bile değil.
O tılsımlı,o büyülü
Melodisi kısılıyor ormanların
Ağıtlar yakılıyor, gözyaşı dökülüyor yerine
Sesleri duyulmaz oluyor börtü böceğin
Yok oluyor fısıltıları rüzgarların,
Bir arının
Bir kelebeğin çiçeğe konuşunu hissetmek
Bir kuşun kanat çırpışını
Suların şırıltısını
Yaprakların o gizemli hışırtısını duymak
Sessizliğin sesi bile duyulmaz oluyor uzaktan.
Zannetme ki bu fidanlar yeniden yeşerecek
Zannetmeki her şey eskisi gibi olacak birden
Duymuyorsun, görmüyorsun, duyarsızsın kardeşim
Kendini yok ediyorsun, farketmiyorsun
Taşıdığın onca servet
Senin hayatını kurtarmaya yetmez
Bilmiyorsun.
Elim kalem tutmuyor bir türlü
Soluk soluğa tutuşuyor
İçimde kızıla dönüşüyor arzular...
5 Temmuz 2021 Pazartesi
Ayaz Geceler
Karanlık bastı basacak birazdan
Dışarısı buz gibi ayaz,
Yüreğim paslı bir kafes içinde
Soğuk bir gece başlayacak
Bir sesi gizleyecek
Acımasız, korkunç sırlı derinliklerde
Dipsiz bir kuyuda sanki yüreğim.
Taşıyorum günlerden beri,
Kendi içime kendimi
Sen yoksun
Geceler ayaz
Üşüyorum sensiz.
Bir pencere kenarına sığındı yüzüm
Bütün aşkların uğruna hani o diktiğin
Açan o dem çiçekleri boynu bükük, solmuş.
Hatırlar mısın ?
Başımı koyup göğsüne uyumuştum
Sende sabahlamıştım
Soluğunun imbiğinden süzülen açan çiçekleri izleyerek
Fısıldardın ellerime
Öyle ya,
Aşk şarkıları söylerdik geceler boyu
Gökyüzü olacaktık seninle
Yağmurlar kadar saydam.
Sen yoksun,
Şimdi diş biliyor ayaz geceler baharlara
Kirpiklerim donuyor, hangi şafağa göz diktiysem,
Gece ayazından sabahlara uzanan
Sızlanışı nasılda içimi oyuyor yüreğim bilemezsin.
Geceler soğuk, geceler ayaz
Çekilmiyor sensiz
Aralanan perdelerde
O son aşk gecelerinin büyüsü yok
Teslim oldum üşümelere
Düşlerimin dili donuk
Donuyorum,
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Ötelerde sığınacak bir yer arıyor kalbim
Asılmış aşklar rıhtımında
Soğuk rüzgarlar esiyor şimdi
Suları üşümüş
Dalgalar soluk.
Boğulduğum,
O derin çıkmaz ayaz gecelerde
Yürüyorum, kaybolup gidiyorum
Avuçlarımı soluğumla ısıtarak
Yılgın
Yorgun,
Yürüyüp gitmekteyim
Bir bakış uzattım içimden içine
Şimdi biz birbirimize dönüyoruz
Koku koku, damar damar yok oluyoruz...
4 Temmuz 2021 Pazar
Öyle Bir Eylül Yok Artık
Keskin bir ıssızlık, bir çığlık çıkageldi
Hırçın fırtınalarda kaç kez gelip geçti
Eğreti sarı gölgeler bırakarak kaç kez içimi delip geçti
Kaç kez kucaklar dolusu hüzün, kalan bana
Sarılmak eski bir Eylül hikayesiydi benim için
Yenik düştüm şimdiki zaman güzlerine
Şimdi çok uzaklarda
Bir başka Eylül'e kalırmı artık sevdalar bilmem.
Gri yapraklar altında kocaman bir sevda
Sarılıp orada öylece durmakta uykularda
İz bırakmadan çekip gitmiş Eylül gölgeleri,
İki gonca gül gibi birbirine sarılan gülüşler yok
Ayrılıklar ne kadar çoğaldı
Artık yumulmuyor gözler güz esintilerinde, çaresiz.
Fısıltılarını susturdu fırtınalar Eylül gölgelerinin
Hava soğuk, hava ayaz, hava buz gibi,
Boşaltmakta sancılarını,uzanarak, süzülerek ötelere.
Gökyüzünde kimbilir kaç kez ayrıştık birbirimizden
Mavilerini başka güneşlere bağışlamış zaman
Gözleri kanlanan bir şarap
Eylül'e değil başka bir mevsime sunmuş kadehlerini
Güz esintilerini doğuran gözlerimiz yumuk
Uykuya yatırmışız mevsimi şafaklarda arıyorum renklerini.
Eylül kanayan bir yara yüreğimde
Kökleri kuruyor, gövdesi çürüyor ağaçların
Salınışlarında ritimler bozuk
Gizlerini dallarına perçinlemiş
Tonları değişen yapraklar düşmüyor artık avuçlarımıza
Sularla didişiyor sarı yapraklar, nilüferler uykudayken
Ağırdan ağırdan çekiliyor Eylül
Hangi ötelerin sularında yankılanır bilmem
Hangi gecenin gizinde saklanır aşklar.
Ufalanmakta parmaklarım dokundukça
Rengini matlaştıran yapraklar
Ölü kuşlar mezarlığı gibi ağaç dipleri
Yırtılmış masallar
Silkeleyemiyorum içimdeki Nar tanelerini
Şimdi sarı ırmaklara sarmakta beni Eylül,
Avuçlarımla örterek yüzümü
Sinerim huysuz gölgelere utanarak.
Yüreğimin en derin kuytularına yayılır zonklamalar
Kemanlar susar
Eylül ateşinin çatılı olduğu alevlerde,
Üst üste yığılır hüzünler
Bıçkın maviler asılı kalır
Bir kaç adım ötesinde Eylül'ün,
Aşk sarhoşluğu öyle biter işte
Düşlere bırakır kendini
Sanki hiç yaşanmamış gibi
Belki de gelmedi Eylül
Belki de gelmeyecek bir daha
Gelmez belki
Bir başka Eylül gelmez artık
Gelmez artık bir daha
Öyle bir Eylül yok artık...
3 Temmuz 2021 Cumartesi
Sahi Neresi Bu Uzaklar?
Dedim ya
Tanımıyorum seni,
Sahi kimsin sen
Bir sokak ortasında
Karşıma çıkıyorsun birden
Durup sadece gülüyorsun uzaktan
Loş ışıklar altında sessizce boynu bükük
Susuyorsun
Yüreğimi hoplatıyorsun.
Sahi neresi bu uzaklar ?
Gözlerin mi
Uzun yolculuklara çıkan,
Ayrılıklar mı
Kavuşmalar mı
Hiç bitmeyen özlem mi
İri yağmurlar sonrasında,
Gök kuşağımı yoksa.
Bir akşam kızıllığı çökerken bazen
Gözleri buğulu gecelerde
Şiirlerimin tam ortadındasın,
Söylediğim şarkılardasın
Dudaklarımda,
Sahi kimsin sen
O gece gördüm seni
Karşımda durup gülüyordun yine
Işıl ışıl yıldızlar düşürüyordun
Alev alev yanan ay gibiydin sularda.
Sahi neresi bu uzaklar
Yoksa sen miydin
Baktıkça gülümseyen bana,
Bir rüzgara dokunan
Sesini, teninin kokusunu getiren
Sen miydin
Sahi neresi bu uzaklar
Sahi sen kimsin
Kimsin sen ?
1 Temmuz 2021 Perşembe
Paramparça
Akşam sızıyor kapı aralığından
Ayrılık sızıyor bu gece gölgelerin vurduğu duvarlara
Hayallerin düşüyor üşüyen odalara
Bir yara sızıyor
Bir kırık fotoğrafa dokunuşlarla,
Parmaklarım uyuşmakta, hergün biraz daha fazla,
Sızlar dururum bütün gece
Boğazım düğümlenir
Sızım sızım üşümeler
Volta atar içimde
Evsiz kalmış çocuklar gibi.
Kül rengi gibi, güz rengi gibi
Çöker gözlerime ağır bir sis.
Biliyorum seni unutmalıyım
Ve,
Devam etmeliyim yoluma
Gözyaşlarımı tutamıyorum ki bir türlü
Hayat aynı kalmayacak oysa
Yüreğim paramparça.
Boydan boya bir ıssızlık
Hüzünler geçer tenha sokakların kuytularından
Yaprak yaprak dökülür, parça parça anılar
Sinerim karanlığa, ağlarım sessiz
Sensiz.
Yüreğim üşümekte, ruhum çırılçıplak
Ateşlere düşmüş yangınlarda paramparça
Sağa sola saçılmış,
Derleyip toparlayamıyorum kendimi
Acılarıma bir türlü ilaç bulamıyorum, ne çare.
Ne yağmur,ne dolu, ne tipi korkuturdu beni
Fırtınalara direnen bir yürek vardı
Titriyor şimdi,
Bir yürek var meltemlerde üşüyen.
İşte bu yüzdendir güzelim bu yüzden
Hep yürür giderim parçalı yolculuklara
Elimi kanata kanata dikenler arasında.
Boşaltıyorum sancılarımı uzatıp elimi
Dokunduğum yıldızların yansımaları yorgun, sularda
Kalbimin kırıkları iri dalgalar ortasında
Paramparça,
Her gece orada bir yerde durmakta
Çölde bir serap gibi hayalin.
Şimdi dumanlı bir yalnızlık
Son uykularım kırılgan
Sarılıp fotoğraflarına
Öylece uyuyup kaldım koynunda
Hatıralar paramparça
Cam kırıkları gibi
Yüreğimi yakmakta
Yüreğimi acıtmakta...




