12 Şubat 2026 Perşembe

Ah Çocukluğum



Badem ağaçlarının çiçeklendiği zamanlardı 
Zikzaklar çizerek giden solaklarda 
Göğsümde rüzgar en asisinden 
Koşar oynar 
Bulut gibiydi yüreğim 
Korku nedir bilmezdi çocukluğum. 

Kavruk yazlardan kalma 
Bakmayın siz yüzümdeki katlara, bakışlara 
İçimde bir çocuk var hala, 
Elleri ellerimde, nefesi ensemde 
Saçlarımda dolanan annemin ellerinin kokusunu 
Sadece çok özledim. 

Yağmur yağmakta pencereme 
Odam buz tuttu birdenbire 
Derin bir nefes çektim içime 
Kapattım gözbebeklerimi 
Soğuk hayallere daldım, 
Kalbimin ta orta yerinde 
Bir acı kıvrandırıyor çocukluğum. 

Ne çok olmuş
Hafızamda kalan en mutlu günlerim
Yüreğime dokunan
Yüreğimde izler bırakan.

Bir gülün aşkıydı o
İçimi aydınlatan
Bitmeyen masalım, bitmeyen rüyamdı o
Hatta bırakıp gidende o.

Çekip gitti çocukluğum
Gönlümün kıyısından
Öksüz bırakıp beni
Ardına bakmadan
Çekip gitti
Ah çocukluğum...

9 Şubat 2026 Pazartesi

Bırak Dokunma





Gözlerime öyle bakma ne olur 
Sanki seviyormuşsun gibi 
Gönülden bana uzanacak bir sevgiydi oysa 
Senden istediğim,  
Tanısı konulmayan 
Sonsuz kırılma anlarıyla dolu yüreğim 
Tam yakınlaştım derken 
Bir varmış bir yokmuş gibi 
Kaybolup duruyorsun 
Susuyorsun. 

İçimde dinamit yangınları 
Ayrılık acı olmalı 
Sonra yine o 
Sonra yine o acı 
Sonra o kopuş, o boşluk 
Bir kaç şey kalsın dünden yarına 
Bırak dokunma anılarıma. 

Karar verdim 
Artık hazır değilim yeniden sevmelere 
Damla damla biriken gözyaşlarına. 
Artık hazır değilim. 

Düş kırıklıklarım salınsın bırak
İçimde yalnızlığa sürgün
Şimdi derinliklerde bir uyku hali yüreğim
Rahat bırak
Bırak dokunma
Sakın dokunma...

6 Şubat 2026 Cuma

Şaşkınlık İşte




Durmaksızın kendine kanayan bir yara 
Neler çekmedim ki neler 
Benliğimi yokluyorum 
Öylece duruyor tutunduğu yerde hala hayalin 

Sayısız yalnızlıklardayım 
Herhangi bir boşluğa ulaşmak gibi 
Sayısız kırılma anlarıyla dolu hayatım. 

Son bakışının kaldığı 
Ürpertilere sarılmış gözlerin 
Kokunu saldığın o dar sokak 
Aklımda hep. 

Nihayet akşam 
Günün sonu hep sesini aradım 
Geçerken uğrayan bir dönence gibi 
Tam yakaladım derken 
Elinden kaçırıyorum hayalini, 
Dokunuyorum masada duran resmine 
Çok dalgınsın, susuyorsun. 

Derken ertesi gün çıkagelir 
Kaç kez kalkıştıysam boşuna 
Her keresinde sıfırdan başlasam olmuyor 
Karar veremedim bir türlü 
Akşama vazgeçiyorum 
Usandım usanmasına da 
Şaşkınlık işte olmak 
Şaşkınlık işte 
Vazgeçemiyorum...!

5 Şubat 2026 Perşembe

Kırılgan bir Kış




Kırılgan bir kış 
Ürpertilere sarılmış ince bir hüzün 
Unutulmuş bir şehrin tedirginliği içim, 
Yazdan kalma bir gece 
Hep o maviliklerden gelen rüzgarlara inat 
Ay üstümde asılı, yanında sayısız yıldızlar. 

Elimde nar taneleri, yavan kışlardan önceki 
Susarım, 
Sanki kocaman bir dağ yuvarlanmış sol yanıma 
Dudaklarımın kıyısına yerleştirdiğini 
Mayhoş bir tat 
Ağır ağır dilimi dağlayan, 
İçli sevdalar biçiyor damla damla biriken 
Sanki damıtıyormuş gibi aşkı yeniden. 

Kavuran bir soğuk var gecede 
Yüreğimde dikilip duran bir mavzer 
Isıtsın, yaksın, dağlasın diye. 

Sonra kendinden geçmeler 
Dalıp dalıp gitmekte gözlerim çok uzaklara 
Herhangi bir boş kayığa ulaşma isteği gibi 
Sana kavuşmak için 
Sana kavuşmak için...! 

13 Ocak 2026 Salı

Aynı Yağmur Altında




Ta içimi dağlarcasına 
Havada mayhoş bir yağmur kokusu, 
Çağır beni güzelim 
Göreyim yumuk gözlerini 
Yeniden damıtalım 
Tıpkı eskisi gibi 
Aynı yağmur altında aşkı. 

Şaşkınlık içindeyim 
Durmadan kendine kanayan 
Öyle kavuşma isteği var ki içimde, 
Hırçın incecik bir yağmur 
Ah o eski ayrılıklar 
Ah o sevişmeler 
Bir türlü çıkmaz aklımdan. 

Çağır beni, 
Hadi zamanımızı, yerlerimizi 
Renklerle donatalım bugünde 
Dalgın akan bulutlar arasında. 
Islanalım, 
Birlikte toplayalım güz yapraklarını. 

Yağmur dinmedi 
Gün akşama yürüyor 
Başkalaşıyor giderek çoğalan bulutlar 
Zaman geçmeden çağır beni 
Tortusunu yarına bırakmadan yağmur 
Erisin şebnemler tenimizde 
İki çılgın gibi, 
Aynı yağmur altında 
Islanalım birlikte
Yeniden, yeniden
Tıpkı eskisi gibi...

30 Aralık 2025 Salı

30 Aralık 0

Bahar Mutlaka Gelecek



Sanki serseri bir mayın çökmüş 
Memleketimin, 
Sancılı bu koyu gecelerin üstüne 
Çöreklenmiş bu karabasanlar, 
Kurtulacağız 
Kurtulacağız bu vahşi haramilerden 
Aydınlığın içine içine yürüyeceğiz 
Hep birlikte korkmadan.
 
Umutsuz olmak yok 
Örtmek yok üstünü güneşin 
Bir çırpıda silkinip atılacak 
Yıkılacak karanlığın duvarları. 

Sonra cemreler düşecek 
Taptaze ayak izleri 
Kuş cıvıltılarıyla uyanacak çocuklarımız 
Avuçlarında gezinecek ateşböcekleri. 

Ve ardından, 
Uslu bir yağmur atıştıracak 
Hep birlikte ıslanacağız keyifle, 
Mavi mavi, köpük köpük 
Okyanuslarda birleşecek ellerimiz. 

Yeni sürgün veren gelincikler arasından
Sığırcık sürüleri havalanacak
Yeni bir türkü söyleyecek
Gençlerimiz
Bahar gelecek
Bahar mutlaka gelecek...

24 Aralık 2025 Çarşamba

24 Aralık 0

Rüzgarın Dudak izi.



Yıldızsız koyu bir gece 
Karmaşık renklerle çoraklaşıyor gözlerim 
Dağlardan süzülerek gelen 
Karanlıkta ıslık çalmakta 
Gecenin üstüne sert bir rüzgar. 

Oysa mevsim bahar şimdi 
Nergisler, menekşeler, sardunyalar 
İpek ibrişim dokuyan ağaç yaprakları 
Bir bir savrulmakta çaresizce ayazda. 

Dilimde esrik bir şarkı 
Sesini arıyorum geçenin 
Şehrin ara sokaklarında. 

Gölgelere yaslanmış oysa 
Loş ışıklı. lambaları 
Karanfil kokulu gül bahçeleri.

Dışarısı buz gibi
Perdeleri inmiş, lambalar sönmüş
Derme çatma evlerde
Herkes ve her şey
Sessiz bir sohbetin içinde sanki
Kim bilir hangi acılarla beslenmekte
Hangi iki nokta arasında salınıp durmakta
Kim bilir hangi görünmez hikâyeler ağıyla bağlı yürekleri.

Oysa mevsim bahardı şimdi
Niye ki bu sessizlik
Niye bu suskunluk, bu tedirginlik
Niye böyle olduk biz
Galiba;
Rüzgarın yüzümüzü okşayan
Dudak izinde gizli
Dudak izlerinde saklı..!

23 Aralık 2025 Salı

23 Aralık 0

Sen Geldin ya!



Sen geldin ya 
Kıpırtılar içinde yüreğim 
Bırakmış gibiyim kendimi 
Kendimce pamuktan bulutlara 
İç denizimde sessiz bir çağlayan 
Akar gibiyim 
Çılgın bir suyun akışına. 

Sen geldin ya 
Üstümde biri meltem buğusu 
Yeni filizler veren 
Kekik kokusu gibi 
Kar tanesi baharlar 
Bahçeler geçiyor aklımdan. 

Sen geldin ya
Yağmurlarda ıslanmış
Poyrazlarda savrulmuş
Şımarık fırtınalara bırakmış gibiyim kendimi.

Sen geldin ya
Tozlu tuvallerdeki resmin
Yakamoz delisi gözlerin
Şimdi nasıl da bana gülümsüyor gibi.

Sen geldin ya
Geçenin tutuklandığı kaç zamandır
Senli, simli rüyalar
Dolunay, mehtabı görmüş gibiyim.

Sen geldin ya
Penceremdeki o mavi perde
Bir aşk hikayesi
Fısıldar gibi
Fısıldar gibi...!