10 Mart 2026 Salı

Bir Bahar Sabahı Rüyası



Öyle bir mavi geceden 
Yavaşça sıyrılıyor 
Melankolik bir ay 
Mor çiçekli sarmaşıklar arasından, 
Bıçkın bir mavi düşer şafağa 
Usulca aralanıyor güneş 
Şarap renginde 
Köpüklü denizden açıklara. 

Anlatamam, anlatamam görmen lazım 
Gökyüzü gibi çoğalan martılar 
Birden bire kıyametler kopuyor ufuklarda 
Başımda eski alemlerin sarhoşluğu 
Ayazda kalmış karçiçeği gibi. 
Ürperdim tepeden tırnağa. 

Kök saldı sevdan içimde birden
Seni anımsatıyor her şey
Gül nakışlı yanaklarında
Gamzeli gülüşlerini
Buğulu gözlerini
Ah o masum gözlerindeki çiğ taneleri
Tomurcuk tomurcuk
Çiçeklere düşmüş gibi sanki
Ötesi yok
Hepsi hepsi seni anımsatıyor
Seni anımsatıyor
Seni anımsatıyor...



4 Mart 2026 Çarşamba

Bir Kadın, bir Bakış



Mayhoş bir bahar havası 
Yine bugün rüzgarın çok sert güzelim, 
Deli poyrazlar gibi 
Yine saçlarını savuruyorsun, 
Çakmak çakmak şehnazlanıyor 
Gözlerinin ateşi 
Derin bakışların korkutuyor beni 
Üşengeç bir hazla 
Yüreğimin içine sıkıştım 
Halden anlıyor musun? 

Geçerken uğrayan bir dönence gibi 
Görülmemiş bir incelik var bakışlarında 
Uçurumlar dolusu çağlayanlar, 
Hep o mavi derinliklerden gelen 
Nedir uzaklara o efkarlı bakışların niye. 

Sonra o saçların yine
Sonra o boşlukta bir arayış,
Ah o şimdi sırlı aynalar
Galiba mahkum senin gözlerine!
Sonra o bakışlara yine...

22 Şubat 2026 Pazar

Hüzünlü bir gülüştür yüzüm


Ben hep böyle suskun kalmadım hiç 
Hüzünlü bir gülüştür yüzüm aslında 
İçimde dalga yayılan bir hicran 
Yaşadım acılarımı bir yorgun gezgin gibi 
Güneşimi kaybettim zamanla. 

Bir şeyleri silmiyor zaman 
Yaralarımı çok özledim galiba 
Dilinin ucuna gelmiş 
Anlatamam, anlatamam yüreğimden geçenleri 
Konuşsam fırtınalar kopacak biliyorum. 

Her yenildiğimde ayağa kalktım yeniden
Kanadı kırılmış ürkek bir güvercin gibiydi yüzüm
Tutamadılar uzanan dallarımı
Kırdılar, en çokta ona yandım.

Yanmaya değer miydi bilmiyorum ama
Üstüne anlam yüklediğim
Altını çizdiğim gizli özneler yanlışmış meğer
Kayıp yıllarım var derim sadece.

Zaman geldi bugüne
Artık eskisi gibi değilim
Yalnız içimde garip bir ürperti var
Anlıyorum ki beni hiçbir şey ısıtmayacak.

Beni hayallerle avutan
Sonu mutlu biten masallarım olmadı
Hüzünlü bir gülüşle yüzüm
Gidiyorum yalnızlığımla baş başa artık...

12 Şubat 2026 Perşembe

Ah Çocukluğum



Badem ağaçlarının çiçeklendiği zamanlardı 
Zikzaklar çizerek giden solaklarda 
Göğsümde rüzgar en asisinden 
Koşar oynar 
Bulut gibiydi yüreğim 
Korku nedir bilmezdi çocukluğum. 

Kavruk yazlardan kalma 
Bakmayın siz yüzümdeki katlara, bakışlara 
İçimde bir çocuk var hala, 
Elleri ellerimde, nefesi ensemde 
Saçlarımda dolanan annemin ellerinin kokusunu 
Sadece çok özledim. 

Yağmur yağmakta pencereme 
Odam buz tuttu birdenbire 
Derin bir nefes çektim içime 
Kapattım gözbebeklerimi 
Soğuk hayallere daldım, 
Kalbimin ta orta yerinde 
Bir acı kıvrandırıyor çocukluğum. 

Ne çok olmuş
Hafızamda kalan en mutlu günlerim
Yüreğime dokunan
Yüreğimde izler bırakan.

Bir gülün aşkıydı o
İçimi aydınlatan
Bitmeyen masalım, bitmeyen rüyamdı o
Hatta bırakıp gidende o.

Çekip gitti çocukluğum
Gönlümün kıyısından
Öksüz bırakıp beni
Ardına bakmadan
Çekip gitti
Ah çocukluğum...

9 Şubat 2026 Pazartesi

Bırak Dokunma





Gözlerime öyle bakma ne olur 
Sanki seviyormuşsun gibi 
Gönülden bana uzanacak bir sevgiydi oysa 
Senden istediğim,  
Tanısı konulmayan 
Sonsuz kırılma anlarıyla dolu yüreğim 
Tam yakınlaştım derken 
Bir varmış bir yokmuş gibi 
Kaybolup duruyorsun 
Susuyorsun. 

İçimde dinamit yangınları 
Ayrılık acı olmalı 
Sonra yine o 
Sonra yine o acı 
Sonra o kopuş, o boşluk 
Bir kaç şey kalsın dünden yarına 
Bırak dokunma anılarıma. 

Karar verdim 
Artık hazır değilim yeniden sevmelere 
Damla damla biriken gözyaşlarına. 
Artık hazır değilim. 

Düş kırıklıklarım salınsın bırak
İçimde yalnızlığa sürgün
Şimdi derinliklerde bir uyku hali yüreğim
Rahat bırak
Bırak dokunma
Sakın dokunma...

6 Şubat 2026 Cuma

Şaşkınlık İşte




Durmaksızın kendine kanayan bir yara 
Neler çekmedim ki neler 
Benliğimi yokluyorum 
Öylece duruyor tutunduğu yerde hala hayalin 

Sayısız yalnızlıklardayım 
Herhangi bir boşluğa ulaşmak gibi 
Sayısız kırılma anlarıyla dolu hayatım. 

Son bakışının kaldığı 
Ürpertilere sarılmış gözlerin 
Kokunu saldığın o dar sokak 
Aklımda hep. 

Nihayet akşam 
Günün sonu hep sesini aradım 
Geçerken uğrayan bir dönence gibi 
Tam yakaladım derken 
Elinden kaçırıyorum hayalini, 
Dokunuyorum masada duran resmine 
Çok dalgınsın, susuyorsun. 

Derken ertesi gün çıkagelir 
Kaç kez kalkıştıysam boşuna 
Her keresinde sıfırdan başlasam olmuyor 
Karar veremedim bir türlü 
Akşama vazgeçiyorum 
Usandım usanmasına da 
Şaşkınlık işte olmak 
Şaşkınlık işte 
Vazgeçemiyorum...!

5 Şubat 2026 Perşembe

Kırılgan bir Kış




Kırılgan bir kış 
Ürpertilere sarılmış ince bir hüzün 
Unutulmuş bir şehrin tedirginliği içim, 
Yazdan kalma bir gece 
Hep o maviliklerden gelen rüzgarlara inat 
Ay üstümde asılı, yanında sayısız yıldızlar. 

Elimde nar taneleri, yavan kışlardan önceki 
Susarım, 
Sanki kocaman bir dağ yuvarlanmış sol yanıma 
Dudaklarımın kıyısına yerleştirdiğini 
Mayhoş bir tat 
Ağır ağır dilimi dağlayan, 
İçli sevdalar biçiyor damla damla biriken 
Sanki damıtıyormuş gibi aşkı yeniden. 

Kavuran bir soğuk var gecede 
Yüreğimde dikilip duran bir mavzer 
Isıtsın, yaksın, dağlasın diye. 

Sonra kendinden geçmeler 
Dalıp dalıp gitmekte gözlerim çok uzaklara 
Herhangi bir boş kayığa ulaşma isteği gibi 
Sana kavuşmak için 
Sana kavuşmak için...! 

13 Ocak 2026 Salı

Aynı Yağmur Altında




Ta içimi dağlarcasına 
Havada mayhoş bir yağmur kokusu, 
Çağır beni güzelim 
Göreyim yumuk gözlerini 
Yeniden damıtalım 
Tıpkı eskisi gibi 
Aynı yağmur altında aşkı. 

Şaşkınlık içindeyim 
Durmadan kendine kanayan 
Öyle kavuşma isteği var ki içimde, 
Hırçın incecik bir yağmur 
Ah o eski ayrılıklar 
Ah o sevişmeler 
Bir türlü çıkmaz aklımdan. 

Çağır beni, 
Hadi zamanımızı, yerlerimizi 
Renklerle donatalım bugünde 
Dalgın akan bulutlar arasında. 
Islanalım, 
Birlikte toplayalım güz yapraklarını. 

Yağmur dinmedi 
Gün akşama yürüyor 
Başkalaşıyor giderek çoğalan bulutlar 
Zaman geçmeden çağır beni 
Tortusunu yarına bırakmadan yağmur 
Erisin şebnemler tenimizde 
İki çılgın gibi, 
Aynı yağmur altında 
Islanalım birlikte
Yeniden, yeniden
Tıpkı eskisi gibi...