6 Aralık 2023 Çarşamba

06 Aralık 0

Yaşımı mı Sordun Sen Bana?






Yaşımı mı soruyorsun sen bana? 
Hayatımı toplayıp 
Çarptım, çıkardım, böldüm 
Çocukluğumu çıkarıp hesaptan 
Ahşap bir ev 
Kırık dökük hatıralardan 
Birkaç oyuncak 
Lastik bir top elimde kalan. 

Ve, 
Bir gençlik hesapta olmayan 
Büyüdüm büyüyeceğim 
Akranlarıma yetişeceğim derken
Şimdi öyle uzak ki delikanlılığım benden.

Hesaplasam hayatımın çarpanlarını
Pişmanlıklarım, keşkelerim dağlar kadar
İyi ki varsınız dediklerim eksi çıkar
Ulaşacağım derken umutlarıma
Peşinden koştum tutunamadım
Kaçırdım o treni.

Öyle uzak, öyle uzak ki şimdi gençliğim
Yarım asır üstüne
Beşerli onlu yıllar ekledim,
Yaşımı mı soruyorsun sen bana?
Baksana,
Değişti aynalardaki yüzüm
Gözler yalan söylemez ki
O gizli bakışlardaki utangaçlıklardan belli
Yüzümdeki çizgiler saklamaz ki
Delilleri saçlarıma düşen aklardan belli

Yaşımı mı soruyorsun sen bana?
Ne kadar yorgun olsada yüreğim
Yirmi beş yaşında,
Bir delikanlı gibi sevdalıyım hayata
Yağmurda, karda, kışta, çamurda
Bir dere boyunda
Bir lastik topun peşinde sevinerek koşacak kadar
Hala çocuğum
Hala çocuğum...

4 Aralık 2023 Pazartesi

04 Aralık 0

Uzaklarda bir Düş





Ah ucuna bir dokunsam kanar kalemim 
Kapatırım gözlerimi 
Ve dalarım, giderim 
Kendi yürek dizelerime 
Çizerim yüzünü mısralarıma 
Anlatırım, 
Uzaklarda bir düş sandığım seni. 

Hep aynı, hep aynı 
Bulutlar hep oynaşır yüreğimde 
Bahar sabahından bir rüzgar, 
Bütün renkleri katarak birbirine
Bir gökkuşağı sermek istedim hep ayaklarına
Alıp seni götürmek istediğim
Uzaklara.

Bir sevgiyi anlatmak istersin ya hani
Sözcüklerle dile getiremediğin
Bazen öyle bir yere gidersin ki
Seninde, benimde bilmediğim
Uzak dağ kıyılarına
Düşersin bir yalan düşün peşine
Benimki de öyle bir şey işte.

Bir gül açar zamanların ötesinden
Bir çiğ damlası düşer gülüşünün içine doğru ,
Dili lal olmuş şaşkın
Eski bir şarkı takılır aklıma.

Dokunmayı özlediğim ne varsa
Elimi uzatsam tutsam götürsem
Büyülü bahar akşamlarında
Yüreğimi avuçlarına koysam ısıtır mısın?

Ah o gönlümün uslanmaz aşkı
Köşe kapmaca oyunlar içinde yüreğim
Oysa, benimkisi uzaklarda bir düş
Mavi bir kıyılara çıkan
Uzaklarda bir düş
Uzaklarda bir düş...


28 Kasım 2023 Salı

Uzaklarda Biter



Harlanır birden 
Bir türlü sönmeyen içindeki yangın 
Ertelenmiş uzaklar, 
Uzakların gölgesinde bir aşk 
Hasret ne kelime 
Avuç avuç yığılır 
Kıyamet gibi büyür gözlerinde özlem. 

Öyle batar ki yüreğine can kırıkları 
İç sesin 
Çağırır seni uzaklardaki bir yürek 
Hadi gel, Şimdi gel
Gel, topla dercesine.

İlkbahardan çalınmış içinde bir yağmur
Şiir olur yüreğin
Ekleyerek yüreğini yüreğine
Ayazlarda kokusunu sakladığın
İçinin derinliğinden
Kopup gidesin gelir
Uçsuz bucaksız düşersin yollara.

Bir tutam gökkuşağı
Maviye boyanır her yanın
Ay yansır yüzüne
Yıldızlar yağmur misali dökülür
Seriliverir üstüne.

Yürüdükçe rüzgarın çağırdığı
Ilık bir meltem eser vurur yüzüne
Öper dudaklarını bir gül yaprağı.

Geceye dokunur nefesin
Perdelenir gözlerin ara sıra
Yüreğinin içine çekilir gibi
Sesin karışır düşlere.

Biraz yorgun, biraz dağınık
Sancılı heyecanlı
Gecenin bir yerinde
Perdeler aralanır
Gelişinin ayak seslerini duyarsın
Vücudun üşür, bedenin titrer
Uzaklarda biter
Uzaklarda biter...

26 Kasım 2023 Pazar

Boşluğa Düşen Gölgeler


Arada sırada göğe bakıyorum işte 
Mavinin soğuk yüzlü gülümseyişi var 
Hiç benzemiyor sana bana, 
Boşluğa düşen gölgeler 
Dönüp durmakta 
Esen rüzgarların ardında saklı hüzün. 

İnişli çıkışlı iç çekişler hep aynı 
Gidip gelmekten yorgun düştü yüreğim 
Damarlarımdan söküp daldırıyorum hüzünleri 
Yığıyorum yalnızlıkları yüreğime 

Yıldız yıldız ağarsa da şafaklar
Sen ve ben iki yürek
Sanki rüyasız uykulardayız bakir ıssızlıklarda
Devşiriyor düşleri durduğu yerde
Ayaz vurgunlarında,
Uzaklarda unutuluyor seslerimiz
Kalan sözcüklerimiz,
Zifiri karanlıklarda.

Tutmak, okşamak, ısıtmak varken
Güneşi tükenmiş bir sevda
Nefessiz odalarda devinmekte
İçimi kurcalayıp duruyor
Yüreğime düştüğü yerde.

Şimdi,
Güz sağanakları ıslatmakra yanakları
Şarkısını nakış nakış işliyor
Kabuk bağlamış dudaklara,
Üst üste düşüyor
Seni benden öte kabullenen
Kaldığı o kuytuda nasıl da titreşiyor
Boşluğa düşen gölgeler
Boşluğa düşen gölgeler...


13 Kasım 2023 Pazartesi

Yağmur Sandım Ben Seni




İnce nakışlı bir akış
Yutkunup duruyor gül tomrcukları
Yanaklarında,
Kırların hüzüntü yağmurlarından arınmış
İnce bir yağmur
Baştan aşağıya kirpiklerin.

Köpük köpük çoğalan bir nehir
İçinde ikimizinde bulunduğu bir mevsim
Suya düşüyor berrak bir deniz
Gözlerinde aynı mavi kristaller.

Sinsice yağmasaydın keşke yüreğime
Ah bir söyleyebilseydim
Damarlarımdan boşalan yağmurları,
Hıçkıra hıçkıra ağlayan bir gülün aşkını sana.

İnce hüzünleri söküp atan
Sıcak bir fırtına yakar içimi
Savrulmuş ıslak saçlarında
Ufarlanmış o kristal tozu
Yağmur gibi
Hep senin gözlerinde tükeniyor zaman.

Yağmur kokmak bir başka şeydir sende
Sevdanın ılık benizli yağmurları
Bir başkadır sende
Bir başka siner gözlerinden yüreğime
Belki de hiç unutulmayacak
Hiç unutulmayacak benliğimde.

Öylece kal,
Hep öyle kal ne olur
Yağmur sandım ben seni
Yağmur sandım ben seni...

2 Kasım 2023 Perşembe

Kaç Yaz Kaldı Yaşanacak



Hayat yanımızdan geçip gitmekte 
Her yeni gün ile birlikte 
Sen istesende istemesende 
Kaç yaz kaldı yaşanacak geriye. 

Hadi geç kalma, 
Yükseklerden düşmeden 
Gün ışığı üşütmeden 
Güneşin doğuşunu izle, 
Uçuk maviler arasından sızan
Hiç görülmemiş bir maviyi kucakla yeniden,
Uyandır çocukları
Kuşları uyandır
Şaşkın ağaçları sallayarak
Büyüt koynunda,
Ömür geçip gitmeden
Kaç yaz kaldı ki, yaşanacak geriye.

Taze yaprağın kokusunu hissettiğin
Yağmurun yeri ıslattığı kaç bahar kaldı
Kaç çiçek kaldı koklayacak,
Elini uzattığın her yerde
Kaç yüz kaldı okşayarak.

Uslandır huysuzluğunu
Kır zincirlerini
Eskiyen yıprattığın dostlukların,
Yeniden bir sen kur
Kendinden ummadığın bir anda
Avuçlarında eskimeden zaman.

Sihirli fırtınalar arasında
Bir saklanmış, bir kristal suya gömülür zamanla düş
Sevişmelerimiz yatak yorgan olur bir gün
Gökyüzünde beyaz bulutlar arasında.

Kaç mevsim geçti mevsim olmaktan
Kaç kez badana
Kaç kez boya yaptık odalarımızı
Kaç kez telaşlı gün ışığı girdi pencerelerden,
Hayat böyle bir şey işte
İstesende istemesende
Gün olur, sana gelir sonbahar
Gün gelir hayatından kayar yıldızlar
Bir gün ay küçülür çoğalır geceler
Gün ışığı görmez odan üşürsün
Kimse girmez olur artık
Gömüldüğün mezara kilitlenirsin.

İşte hayat böyle,
Kaç yaz kaldı yaşanacak geriye
Yeni bir ay doğurmaz olacak zaman
Ve bir gün
Belki albümlerde kalan resimlerde
Bir hikaye anlatacak birileri
Bir hikaye anlatacak
Bir hikaye anlatacak...





20 Ekim 2023 Cuma

Boy Atan Başakların Şarkısı


















Ah benim hüzün yüklü gözlerim 
Bir ağlamaktır, tutturmuş gidiyor 
Büyüsünü bitirmiş iki yüzlü bir dünya 
Ruha atılan umutlar delik deşik 
Yarının o turuncu kapılarını zorlamakta. 

Kapalı kapılar girilmiyor 
Anlaşılmaz yüzü koyu gölgeler 
Şımarık gülüşlerin ardında 
Vahşice öpüşmeler.

Korkuların kol gezdiği
Öylesine karanlıkta ki
Bir büyük boşlukta dünya,
Uymuş gibi her şey
İnsanlar susmuş
Ninniler susmuş
Her zamanki haliyle çaresiz.

Şimdi gözlerimde hüzün lekeleri
Dinmez oldu içimde kopan öfke
Savaş sürgünler var zamanın rüzgarında
Şarkılarda yarım bırakılmış şiirler
Kendi içine kıvrılmakta
Boy atmakta olan selviler.

Susmuş rüzgarlar
Umutlar uçup gitmekte olmayan bir bahara,
Parmak uçlarıyla aşka dokunan
Mavi, masmavi bir ışık huzmesiydi
Oysaki beşikteki bebeler.

Sessiz bir yağmur başladı
İşte hikayenin sonu bu,
Çoktan demir aldı limandan gemiler
Şimdi çok acı, çok acı
Boy atan başakların şarkısı
Boy atan başakların şarkısı...


15 Ekim 2023 Pazar

Ateş Polenleri



Biraz buruk 
Biraz duygu yüklü bugün yüreğim 
Bir gözyaşı yapışıyor yanaklarıma 
Gelip geçiyor zaman 
Dün oluyor göz açıp kapayıncaya kadar. 

Ne zaman büyüdüm ki 
Zamanla nasıl da değişiyor insan 
Her geçen gün, aynaya baksam 
Sanki ben değilim o gülen adam. 

Albümlerdeki resimlerin hatıraları bile yabancı
Her geçen gün gittikçe artmakta
Ne yazık ki yalnızlığım, içimdeki sancı.

Dudaklarımdaki şarkılı ılık esintiler
Şimdi yalancı şarkılarla avutuyor duygularımı,
Cemreler düşmez oldu
Üzerime incecik bir şal gibi titreyerek inen.

Rüzgar daha serin esmekte
Göğüs duvarımdaki ateş polenleri
Çürüdü gitti,
Rengi solmuş
Yarı solgun, yarı üzgün
Ayazda kalmış çiçek gibi
Üşümekte şimdi yüreğim.

Çoğaltmak isterken
Buz tutmuş gözlerimdeki ateş polenleri
Oysa,
Nice acıları öğütmüştü
Nice saklı sevdaları büyütmüştü bu yürekte.

Yaş geçti
Eskidi gün batımları
Dalgın güneşler altında kaldı
Şen şakrak kahkahalar atan
Şimdi çocukluğum.

Parmak uçlarımda ki karıncalanmalardan
Ruhumdaki üşümelerden belli
Rüzgarlarda savrulan yaprak gib
Kesilir sesimin nefesi birgün
Giden ben
Geriye kalır ateş polenleri
Ateş polenleri...