yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yağmur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Mart 2022 Cuma

Gözlerim Yagmur Dolu



















Dokunma bana
Gözlerim yağmur doludur bugün
Öykümün yaralı yerinden yakaladı hüzün
Sessiz, belirsiz bir mevsim
Siyah beyaz,
Unutulmuş yalnız bir bahçe yüreğim.
Yanımdan gelip geçer hep martılar
Kavrulmakta,
Kış ayazında sanki damarındaki kan
Kaç kez yoruldum
Kaç mevsim geçti bak üzerinden
Aşındırıp durmakta baharın sesini
Yaralı bir güvercin.
Düşlerini yitirmiş
Şu dumanlı dağın ardındaki güneş
Daha ısınmadı toprak
Yalpalıyor cemreler,
Bir fanusun içinde
Ortaya çıkmayı
Neden hep bekler ki menekşeler.
Ses vermiyor
Çise çise yağan yağmur toprağa,
Uykularımdan aşırdım artık ekşi erik kokuları,
Koklamak istediğim çiğ düşmüş
Kanayan gül yapraklarını
Görmeden çiçeklendiğini bademlerin.
Özlemek mi
Özlem mi dersin bu bilmem
İşte ben hep böyleyim
Gözlerim yağmur doludur bugün
Yakın ya da uzak herşeye
Tutunamadığım herşeye
Ağlamaktayım.
Bir yıldız kayar
Usulca söner gece,
Gözleri hüzünlü bir edayla
Açmadan düş tomurcukları
Cemreler sızlanarak
Derin bir sessizliğe gömülür gece...

6 Ekim 2021 Çarşamba

Islak Yagmurlar



Sarmış etrafımı bir kadeh efkar

Güneşin çiçeklerine 

Doldurmuşum nefesimi

Yüreğimin çürüdüğü yerdeyim

Canım daralıyor bu aralar

Tükeniyor dermanım. 


Bir sahilin karşı kıyısından

Bir fırtına kopacakmış gibi sanki

Bir yağmur indirdim gökyüzü eteğinden

Islak bir yağmur

Devinip durmakta olan gözlerime. 


Damla damla başlamakta şimdi içimde zonklamalar

Göz yaşlarıydı yine damıtılarak sızan

Aklım almıyor kanatlandı yine içimdeki deli boşluklar

Ne kadar acı, ne kadar çok zor

Ama bu defa bir başka

Sanki ölmek gibi bir şey

Nasıl kısa kesmeli bu yağmurları

Ne kadar erittim yüreğimi 

Bilmiyorum.  


Önce gözlérime baktım, gözlerime

Öylesine sessiz, öylesine fersiz ki

Kan çiçekleri açmış sanki

Kasvetli, karanlık ve yağmurlu

Düş sarıyorum el değmemiş gerçeklere

Yüreğime, çözdükçe dolanıyor anılar,

Örselenmiş zamanlardan kalan

İçimdeki benden öncesine yürüyüp gidiyorum. 


Ah o yağmurlar yok mu, iki gözüm ah o yağmurlar

Sıkıca sarılıp düşkere karışıp giden

O ıslak yağmurlar yok mu

Gözlerini hatırlatıyor bana

Göz yaşlarını,

Damla damla içimi delen

Deniz kuşlarının çığlıklarını

Bizi çağırır gibi,

Sesinin fısıltısını hatırlatıyor bana. 


Birden sustum,

Yumdum gözlerimi

Öptüm, bir kadeh daha aldım, bir kadeh daha

Anaforlara dönüştü içim dışım birden

Ellerimde üşüdü birden ninniler söylediğim serçeler

Gövdemi deliyor yine 

Damla damla bu yağmurlar

Başlıyor hiçlikler

Hayalini kucaklıyorum şimdi

Hayalini kucaklıyorum...