Veda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Veda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2022 Çarşamba

Dilsiz Vedalar



Ne ara gelip geçtin hayatımdan 

Ne zaman çekip gittin 

Bir aşkı bırakıp geriye.  

Ağlamayı beceremedim 

Ilık rüzgar gibi yüreğim 

Tek tek gizlemekte gözlerimde 

Bir hüzün yağmurunu bulutlar. 

Gittin, 

Haber vermeden 

Dilsiz vedalar bırakarak gittin, 

İçimden geçenleri bir bilsen 

Sımsıcak sarılmalar

Rengarenk rüyalar kabusumda hala 

Uykularda okşar gibi ellerin

Fısıldar gelincikler gibi

Dudaklarıma hala dudakların. 

Dingin bir ikindi 

Sona ermekte gün yine 

Yasladım yorgunluğumu 

Yaşlı bir çınar gövdesine 

Tıpkı kendi gövdeme dayar gibi 

Serin bir üzüm yaprağı gibi gölgesine 

Yanaklarımdan gamzelerime 

Silinir gider gözyaşlarım

Sessizleşir yavaş yavaş 

Başlar dilsiz vedalar şimdi.

Akşam kadehleri masada 

Başlar kalabalıklarda 

Saklanmaya çalışan bir yalnızlık 

Sessiz çığlıklar boğazımda

Ne istedin benden 

Dilsiz vedalar bırakarak 

Gittin uzaklara habersiz. 

Ne ara gelip geçtin hayatımdan 

Ne zaman başladı bu ayrılıklar 

Görüyor musun,

Ne haldeyim 

Önceki gibi yine sessiz yani 

Yüreğimdeki bu sevda düşü

Sürgünler başladı yine 

Gözlerimden

Dilsiz vedalar gibi 

Dilsiz vedalar gibi...


18 Nisan 2022 Pazartesi

Veda Edip Gitmeli Artık..



















Sevdası uzak 

Güneşi battı gitti bu şehrin 

Sisler kaplamış üstünü şimdi, 

İçimde eksilen, yarım kalmış bir şeyler var 

Bir hayal, bir özlem 

Kesik kesik öten o vapur düdükleri. 

Bihaber senden, 

Seni sorduğum 

Şimdi uzaklarda 

Çığlık çığlığa o martılar 

Bu şehirde yoktun çünkü sen.

Geceler boyu 

Üşengeç gölgeler bıraktım 

Ellerimi uzattım sulara

Bir suskunluk masalı

Kulaklarımda bir fısıltı 

Aşka susamış bir rüzgar yüzüm 

Üşüdüm. 

Sığındım gecenin sesine

Yosun saçlı bir deniz kızı gibi,

Gözlerin birikti 

Düşler ötesinde bir uykuya,

Saklanmış bir ayın altında

Yarım kalmış bir şiir bıraktım

Bir çizik attım

Loş ışıklı lambalar altında

Boşalan banklara. 

Sisli bir sabah

Hiçbirşey eskisi gibi değil 

Zamanı gelmiş gitmenin galiba,

Oysa,

Çoktan bitip gitmiş

O sevda hiç yaşanmamışcasına 

İstermiydim veda edip gitmeyi 

Bu şehirden.

Yeniden yollara düşeceğim

Sakın gelme 

Ben yokum orada, o şehirde 

Gelme artık, artık gelme 

Bir başkasını bulacaksın bıraktığım yerde

Gelme artık 

Büyüsü bozuacak yoksa bu sevdanın 

Büyüsü bozulacak 

Bu vedanın

Veda edin gitmelerin

Büyüsü bozulacak...


28 Ağustos 2021 Cumartesi

28 Ağustos 0

Vedasız Asklar




Yırtık bir göğün yamacından dökülen

Eylül buğusu var şimdi gözlerimizde

Bir başka mevsimin eylülü ısıtmakta bedenleri

Bir başka türkü gelir yerleşir dillere, deli gibi

Soluk alışımız değişir birden her nefeste,

Bazen gizlice, bazen çocuklar gibi gelir

Her an kapıdan girer içeri gülümseyerek

Kırar, döker, bazen yangınlar bırakır

Bazen dudaklarımızdan öper aşk

Bazende vedasız aşklar bırakır ardından. 


Nasıl da birbirine çeşittir eylül

Say say bitmez

Hele yağmurlar, hele yağmurlar başlayınca

Bir yanımız hep kanar,

Kucak kucak

Dökülen yapraklar gibi hep içimize yağar

Bir başka yağar,

Vedasız aşklara

Bıçak sırtı ayrılıklara bırakır yerini.  


Rüzgarın üşüttüğü ağaçlar

Çabuk unutturur sana

O sıcak öpücüğün yakan tadını

Sende bıraktığı izleri özlersin zamanla

Her eylül koyar insana

Anlarsın,

Vedasız aşkların

Yüzünü gösterip kalbini deldiğini. 


Aklım ermedi bir türlü eylüle

Ne çok şey anlatır oysa bize

Gözlerinde tüter bir yangın

Rüzgarlara bırakır kor kor seni

Avuçlarında alev alev yanar sarı yapraklar

Bulutlar gelir geçer üstünden

Geçer üstümüzden bir kuş dalgası

Göçüp giderler, çınlar kulaklarımızda çığlıkları 

Mevsimler gibi

Güze bırakır vedasız aşklar yerini.   


Ürkek bir tebessüm avuçlarımızda

Sızdıkça içimize dokunuyor,

Varıp gitmeli mi buralardan yoksa

Dudaklarımızda güz tadı sarı sarı

Çığlıklarımız suskun

Sevmelerimiz yarım

Gülüşlerimiz, düş kırıklıklarımız hep yarım,

Hadi söyle;

Bir yanımız kendimize yabancı

Bir yanımız eylül

Gitmelimiyiz buralardan

Toplayıp yüreğimizi

Gitmeli miyiz

Gitmeli miyiz

Hadi söyle...


23 Ağustos 2021 Pazartesi

23 Ağustos 0

Saklı Vedalar


Ne zor bir ayrılıkmış bu

Yosun tutmuş bir yürek

Koptu can damarlarımdan

İnce ince dokuyor vedaları sanki,

Bir odada bıraktım en son

Tek başına

Naftalin kokan yetim kalmış anıları.  


Ben orada sakladığım beni aradım

Çok şey almış götürmüş benden yıllar

Bahardı mevsim oysa

Gel gitleri çoktan başlamış meğer yüreğimin. 


Ellerim bir başka dokunuyor şimdi yüreğime

Kendimi saklayamadım bir türlü benden 

Gözlemeyi beceremedim

Erken uyandığım uykularda

Yüreğim ayrılıklar solumaktaymış meğer. 

Saklı vedaları göremedim. 


Tüm kapılar kapandı ardımdan

Sonra pencereler yüzüme.  


Ayrılığın tavını dövüyorum şimdi

Dolanarak kuytu yerlerin gölgesinde

Uykusuz gözlerim geceler uzun

Sarmış sanki dört yanımı eşkiyalar. 


Vaktinde uyanıp kederleri uyutmanın vakti geçti

Ruhum eridi çoktan

Artık ayrılıklarda acıtmıyor ki beni. 


Varsın tutmasın ellerimi ellerin

Avuçlarımda hala kokun

Uzaklarında ötesinde

İnce uzun bir yolculuğa çıkıyorum.   


Bir hayalin kaldı gözlerimde

Bir de sabahın ayazı, kuşluk vaktinde

Gecesinde dolunay, sabahında çiy

Oysa sabaha uyanmak vardı seninle.  


Oturdum kaldım kaldırım taşlarına

Kaç yorgunluk var oysaki dizlerimde

Bir ayağım ötekine engel oluyor, gitmelerime

Altı delik eski bir kundura

Üşüyorum

Şarabım cebimde

Düşüyorum yollara.  


Gecenin şu vaktinde

Bir kara kedinin kuyruğuna asıldım

Çöplerde

Balık kılçıkları arasında

Anılarımı,

Saklı vedaları arıyorum. 


Hasadı erken başladı galiba ömrümün

Gizlemiyor artık vedalarını

Fayda etmiyor artık sabahçı kahveleri

Buruk bir tat var şimdi dilimde

Içtiğim şarap kadar efkarlı

İlişik yaşayacağım bundan sonra galiba

Teğelleyip kendimi hayatın ucundan...