Masal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Masal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2022 Çarşamba

Tükendi Masalsı Öyküler















Ele avuca sığmaz bir yürek 

Debelenip durmakta 

Göç yollarına düşmüş kuş kanatları 

Erkenci gölgeler düşürmekte yollara  

Bozulmuş göğün, denizin mavi büyüsü 

Şimdi yabancı bize o günler 

Geç kaldık 

Tükendi galiba o masalsı öyküler. 

İçimizde mehtabı doğuran 

Tek bir deniz kalmadı 

Beyaza boyandı, yaz üşümekte 

Çiçekleri kavruldu bahçelerin.

Dün bitti

Gözleri yağmura gömülü 

Sevmek çok güzeldi oysa 

Bir bakış vardı 

Mavi desenli bir derinlikte

Bir bakış 

Tutuşurdu alev alev yürekler. 

İçin için yanan ruhlar 

Beyhude dolaşmakta bir budala gibi şimdi 

Yürümeler yok sahillerde 

Kenetlenmiş parmaklarla,

Yürekleri seğirten fısıltılar yok 

Şimdi çok uzak,çok uzak o sevda şimdi. 

Hangi gülün sapından tutsak

Parmak uçlarımız hep kanamakta 

Hırçın fırtınalar yalayıp geçmekte

Bir türlü savuramadık rüzgarlara 

Leylakların çok olduğu zamanlarda. 

Tükendi masalsı öyküler

Şarkılar türküler tükendi

Mor sümbüllü dağların yaban otlarıydı aslında

Kokladığımızı sandığımız çiçekler.

Gölgesiz bir ağac 

Nasıl da yorgun,

Ateş öyle bir yaktı ki yüreğimizi 

Yarınları düş edemedik,

Kütleşti gözyaşlarımız, dokunamıyoruz 

Aralık kapılardan sızan ışıltılar 

Kırıntı gibi küçülmekte 

Yansımıyor yüzümüze 

Başka çıkış kapısı yok 

Zaman erimeye başladı 

Çok uzak, çok uzak 

Karbeyaz sıcaklığında sevdalar şimdi 

O masalsı öyküler  tükendi

Tükendi 

Tükendi artık...


8 Eylül 2021 Çarşamba

Uzak Ülke Masalı


Öyle daldım ki bu akşam gökyüzüne

Derin ve ılık bir nehir geçiyordu sanki içimden,

Öykülerimden söküp atmak ister gibi tüm hüzünleri

Ötelerden bir yerden

Bir şeyler yazmak istedi canım birden

Bir varmış bir yokmuşla başlayan

Bir uzak ülke masalından aşırdığım şiirlere. 


Şu masallar var ya şu masallar

Güneşe adadığım bir sevda sanki,

Hep mutlulukla biten aşklar gelir aklıma

Dudağımın kenarına yerleştirdiğim bir şarkı

İçimde minicik bir serçe, 

Sen gelirsin aklıma. 


Anlatsana cancağızım

Nasıl olmalı uzak ülke masalları

Nasıl bilmiyorum ama, anlat bana,

Nefes almak istiyorum, o yosun kokan gözlerinde senin

Uysal sularına bırakmak istiyorum yüreğimi. 

Uzak ülke masalından aşırdığım şiirlere. 


Değişmez bir tuval

Bir gizemli el dokunsa

Mavi ve yeşili içen

Bir resim çizse gölgesine gözlerinin,

Kristal bir gökyüzü

Mor kanatlı bulutlar,

Mutluluğun mistik uykularında

Kuğulu nilüferli bir gece

Bende derin izler bırakan

Ötelerde bir yerde

Bir mavi çoban yıldızı

Bir uzak ülke masalı

Bizi bekliyor olsa umudun sonsuz kapılarında

Yazdığım öykülerde saklı. 


Sıkı bir yağmur yağar belki de şimdi

Ardından rengarenk gökkuşağı,

Eğreti iç çekişmelerden

Kandırılmış düşlerden uzak

Rengarenk çiçekler kadar körpe sevdalar

Gözlerine akan bir ırmak

Titrek maviler arasında

Sonsuz bir evren olsa

Bir okyanus olsa gözlerin

Uzak ülke masalında yalnızca sen olan. 


Huysuz şafaklar gibi sessiz

Uzun nehirlere aksak seninle

Atlas gibi soluyarak

Göğe bir tılsımlı deynek dokundursak

Bir yıldız yağmuruna tutulsa saçların

Uzak ülke masallarında ki gibi. 


Biliyorum;

Yine okunmayacak bu şiir

Kaldığım yerden bırakıp

Yine devam edeceğim

Yağmur damlası gibi

Hüzünlü şiirlerime

Uzak ülke masalından kime ne...