29 Aralık 2021 Çarşamba

29 Aralık 0

Hiç Aglamamıstım ki





Duman kapladı bu şehrin üstünü ilkin 
Bir eksiklik var sanki üzerimde, 
Sıkıca kapısını tutmak isteğim 
İçimde sabaha kadar köşe kapmaca oynayan 
Dönüp duruyor sisler içinde bir hayal etrafımda, 
Ellerim boşlukta görünmez oldu 
Gölgelerin arkasına saklanmış bir ruh. 

Ay geceye düşerken 
Dayadım anlımı demli bir akşama 
Bir çığlıkta yırtınmakta birden gökyüzü
Yağmurlar yağıyor sokak sokak, cadde cadde
Ne yapar ki sokak lambaları, boşuna çırpınıyor çaresiz,
Ben bu şehrin yollarını seviyordum oysa
Yağmurlardan sonra güneş gibi gelip geçişini.

Sen yoksun ya
Durduk yerde sustu sesleri bir akşam üstü
Geri dönmeyecekler sanıyorum yeniden martılar
Sen de dönmeyeceksin artık biliyorum
Bundan sonra
Kaptırdığım uykularda
Geceler boyu anlatacağım ebruli masallarda seni.

Sen yoksun ya
Hiç bir şey eskisi gibi değil sen gideli
Geceyi gündüzü anlıma gömdüm kaptırdım uykulara,
Eskimiş düşlerimin bir yanı zindan
Ayaz kesti gece kavuruyor sanki beni.

Sen gittin ya
Isıtmıyor güneş artık yüreğimin harını
İzini sürüyorum kokunun hala,
Tensizliğe kapatıp gözlerimi,
Akşamdan kalma hüzünleri kanattı
Yeni kurumuş göz yaşım
Şimdi gezinip duruyor
İçimin derinliğinden
Yüreğimin nehirlerine akarak
Oysa,
Hiç ağlamamıştım ki
Hiç ağlamamıştım ki
Hiç ağlamamıştım ki...

14 Aralık 2021 Salı

14 Aralık 0

Sanki bir Bahar Gibisin





Bazen düşünüyorum da
Hani diyorum ki
Uzaklarda kalma benden
Delice esen bir rüzgar gibi
Esip duruyorsun içimin ovalarında zaten
Sözgelimi;
Samanyolundan güller açan bahçelere
Saçılan yıldız tozları gibisin
Al dudaklı, pembe yanaklı
Sanki bir bahar gibisin.

Gelincikler yırtılıyor
Ta orta yerinden ay ışığının
Utangaç gamzelerinde,
Demi sönmekte olan bir ocak başında
Omuzuma koy başını
Kapat gözlerini dinle
Kemanın tellerinin sesinde adın.

Kokunu sürüyor gecenin içine sinerek
Soluğuma sığınan nefesin
Gece düşleri gibi
Ruhunu arıyor teninde ellerim.

Sen hep böyle kal, hep böyle kal
Aşk gibi, sevda gibi huysuz ve yalın,
Dudağının kenarında bir gül
Çıldırtıyor beni
Ay geceye düşerken yüzün
Cemreler düşerken gülümseyişin
Sanki bir bahar gibisin.

Işıl ışıl akşamlarda gözlerin süzülüyor
Usulca öpen yakamozlar gibisin, dalgaları
Yüreğimin öte yerlerinde derinleşen
Durdum baktımda şöyle bir sana
Sanki bir bahar gibisin.

Gözlerine baktıkça erimekte içim
Ellerini tuttuğumda titrer yüreğim,
Tomurcuklar gamzeleniyor sanki yanağında
Yepyeni bir iklimin dününden gelen
Irmaklar süzülüyor pırıl pırıl gözlerinden,
Sabahın ıssız bir vaktinde
Yanık yanık kokan bir karanfil
Telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Utangaç bakışlı
Sanki bir bahar gibisin.

Hep yanımda kal, hep yanımda kal
Başım göklere uzanmak istiyor seninle
Masalsı, salkım taneleri gibi uzak ülkelere
Kır çiçekleri giydirip gülümsemelerine,
Deli taylar gibi
Kendimden taşınmak istiyorum
Seninle ötelere
Seninle ötelere
Sana benzeyen
Bir başka bahara
Bir başka bahara...

8 Aralık 2021 Çarşamba

08 Aralık 0

Ötekinin Agıdı





Bulutların gölgesinin oyası yırtılmış 
Başka bir grilik var bugün gökyüzünde 
Yok oluşlar yükseliyor, Ağustos Verandasında 
Düğümlenmiş bakışlarım 
Yüreğimi alamıyorum bir türlü örselenmiş yüzümden 
Bir ateş yanıyordu içimde, kül bıraktı yerine, 
Düşleri allak bullak oluyor körpe fidanların 
Gecenin kollarında 
Haykırıyorum karanlığı yırtarcasına
Yeter artık dercesine.

Bir koku siniyor, keskin bir koku
Acının rengi bile soluyor,
Yıka döke geliyor bilerek bu kor alev
Öksürdükçe, yürek yarılıyor, yer yarılıyor
Geleceğimiz yanıyor.

Yanıyor Anadolu' nun ormanları, şimdi iliklerinden
Aymazlıklar içinde kucaklar dolusu acı bırakıp
Kim bilir hangi kuytular
Kulağımızı tırpanlıyor bu haykırışlar
Yok oluşların ağıtlarını yakıyoruz hep birlikte
Çöle dönüştürüyoruz, yeşilleri, mavileri
Bir başka mevsimlere bağışlıyoruz elbirliğiyle
Bekliyoruz nefessiz.

Nasıl olayım söyleyin, nasıl
Hiç yeşile, maviye boyayamıyacak mıyız biz bu dünyayı
Niye diye sormayacak mıyız
Kaç kere yandık, kaç kere öldük
Kaç kez dokunuverdi yüreğimize hüzün
Deliverircesine hiç olmaz yerinden.

Yapışıyor kalbimize bu kara, bu kömür lekesi
Kanatları tütsülenmiş kuşların feryadı
Yürekleri hoplatan türküler neye yarar şimdi
Ağıtlar yakıyoruz soluğumuz tükenerek.

Özleyeceksin,
Sen çiçekler toplarken orada bir yerde
Şarkılar mırıldanan Erguvanların gülüşünü
Kuş yuvalarını arayan, seke seke yürüyen yavruları,
Gökte süzülen sevişir gibi iki kuşu
Sonra birlikte çeşme başlarında su içişlerini,
Özleyeceksin,

Ağaç dallarına konuşlarını, ötüşlerini
Mavileri, yeşilleri,
Sonra,
Nerede buluruz izlerini bu seslerin şimdi diyeceksin.

Belki ötekiydiler birileri için
Ama, türkülerimiz bir, şarkılarımız bir
Aşklarımız bir, yolculuklarımız birdi
Ortak bir şey daha vardı aramızda
Nefes alışlarımız birdi
Ötekinin ağıdı değildi
Hepimizin tınısıydı bu...


6 Aralık 2021 Pazartesi

06 Aralık 0

Kıs Masalları


Bir bardak çay, biraz gülüşün kırıntısı 
Yakar mı yüreğinin ateşini çocuk 
Yüreğini avuçlarına koyarak ısıtır mı içini, 
Karayelin koynunda üşümekte bak hayallerin 
Sesını duyar mı bahar, uzaktan senin. 

Gözlerinde içimi ısıtan bir mavi vardı oysa 
Gidenlerin bıraktığı gözyaşlarının izlerini taşıyor şimdi 
Geçip giden koca bir baharı beklerken
Koskoca bir yalnızlık, bir avuç hiçlik var yüreğinde çocuk.

Uzaktan izliyorum,
Gözlerin hüzünlüyken bile, yine de gülümsüyorsun çocuk
Neler geçmiyor ki içimden
Göğün göğsü yetmezmiş gibi
Dünyanı döndürdüler güz kentine
Hep karanlıkta, üşümüş büzülü dudakların.

Adını söyle bana çocuk,
Kisligini çoktan giyinmiş ruhun
Hazandan kalan,üşütüyor yüreğini hüzünler
Seni hiç goremiyecekmiyim gülümserken.

Dalgalı denizlerde hayallerini çıkmazlara bırakan
En diplere vuran,
Soğuk,puslu, bitmek bilmeyen bir kış
Boşunaymış meğer, ağlamalar gülüşmeler.

Tomurcuğu buz tutmuş
Taze bir kış masalı gibi yüreğin
Zamana yenik düştün, dalı çürümüş bir ağaç gibi
Uykuların bile bölük pörçük
Gelmek istediğin dünya bu muydu yoksa çocuk.

Beraber yasanmalıydı oysa
Bir aşağı bir yukarı dolaşarak
Karanfil kokan sokaklarda birlikte.

Acılar soğumadan bak yine kar yağacak
Yüzündeki sessiz gülümsemeler
Yıkıldı yolunu bekleyen umudun köprüleri
Üçer beşer çıktığın merdivenler
Birer birer kırıldı basamakları düz yola varmadan.

Dedim ya;
Bu bir kış masalıydı sana anlattıklarım çocuk
Dünü unuttu bahar, o sizi çoktan unuttu
Onlar özgürce uçuşlar başka diyarlara
Karanlığın ortasında bir tek sen kaldın
Güneşi doğmaz bir şehrin
 
Hangi güneşin ışığı vuracak şimdi o simsiyah yüzüne
Yokluğun kapısından gidiyorsun çocuk
Rüzgarın sesine karışıp
Aralayıp hayal pencerelerini şimdi
Bir ayaz mevsiminden, başka kış masallarına
Dalıp gidiyorsun
Dalıp gidiyorsun çocuk...


2 Aralık 2021 Perşembe

02 Aralık 0

Kimsin Sen ?





Kimsin sen
Nereden çıktın karşıma
Aşkın böyle bir şey olduğunu
Nereden bilebilirdim ki
Ben senden önce
Hiç sevmemiştim ki kimseyi oysa
Yakıp geçtin yüreğimi.

Kimsin sen
Usulca sokuldun içime,
En derinden içten içe
Bir tomurcuk kabarmış
Titreyip duruyor yüreğim.

Kimsin sen
Bakma öyle bana
Gülünce dudakların
Dolup dolup boşaliıyor içim
Yanmakta sular gibi yüreğim,
Kimsin sen sahi
İçime oturan.

Kimsin sen,
Sanki dokunmakta nefesin tenime
Bir ışık fırtınası
Göğün atlasını söküp gelen
İçime sokulup duruyor
Ürkek bir serçe
Suluyor
Durmadan yüreğimi
Durmadan yüreğimi...

28 Kasım 2021 Pazar

Isık Oyunlarında Sokak Lambaları





Aydınlatmayan sokak lambalarının 
Gecelerini sevdim ben 
Seni beklerdim loş ışıkları altında, 
Işığına ışık verirdi 
Rüzgarı estikçe dolunayın 
Bağrımı açardım 
Kokunu getirirdi uzaklardan bana. 

Karşımda ışık ve gölge oyunlari 
Ne depremler olurdu 
Sen gelirken yüreğimde 
Yalpalanıp duran
Kırmızılı eteğin,
Dökülürdu saçların omuzlarına
Gecenin ıssız bir vaktinde
Usul usul yağan bir yağmur
Yanık kokan bir karanfil
Işıkları loş sokak lambaları altında
Bürünürdü gözlerim
Ürküten yalnızlıklara sessizce.

Bu akşam bir haller var bende
Yine sokak lambaları
Karanlığın gölgesi düştü yine
Yine düştü düşlerime.
Eskisi gibi olmuyor
Yüreğime oturursun
Koyuyor bana
Bu loş ışıklar altında duruşun.

Güle bulayıp gülüşünü ruhuma
Gitsem diyorum uzaklara
Bu şehirden gitsem
Fırtınalı yağmurlara karışıp
Gitsem diyorum uzaklara.

Ben üşüdüm
Ben her mevsim üşüdüm
Bir anaforun ortasındayım gibi
Ben üşüdüm
Yalpalanıp duran sokak ambalarının
Sisli ışık oyunları altında
Ben hep üşüdüm sensiz.

Var mıydın sahiden
Yoksa bir hayal miydin uykularım da sen
Yoksa bir gölge miydin
Deli bir rüzgar mıydın
Sokak lambalarının
Loş ışıkları arasında esen.

Karşımda yine ışık ve gölge oyunları
Akşamın derin uykularından
Gecenin gözlerinden sarkan
Son şarkısını söylüyor galiba
İçime uğrayan bir şey
Uzayan bir yol
Bir şeyler söylüyor galiba
Bu sokak lambaları bana
Bir şeyler söylüyor
Hadi durma git dercesine...

23 Kasım 2021 Salı

Eski Bir Evin Penceresinden



Eski bir evin penceresinden

Bir çift güvercin havalandı

Buğu buğu kokan bir çay 

Dudaklarımda,

Apansız gelirsin aklıma

Sevdiğimiz çiçeklerin adları gibi,

Teneke saksılar içinde

Pencere önlerinde birlikte diktiğimiz

Menekşeler, sardunyalar

Biliyor musun

Hepsi solgun

Sen yoksun diye, 

Dalları kurumuş. 


Şimdi buzlu bir yağmur vuruyor yüzüme

Eskiden yakmazdı ama

Bir başka esiyor

İçimi delip geçmekte

Buz gibi bir rüzgar,

Üşüyorum

İçin için erimekte yüreğim. 


Sokaklara baktıkça,

Seni hatırlatıyor bana herşey

Sarılmalar, kucaklaşmalar, utangaçlıklar. 


İnsanlar gelip geçer 

Pencere önlerinden

Sesleri duyulmayan,

Söylemem gereken bir şeyler var

İçimde kırılan

Bir umut

Gelse derim, bir umut. 


Ekmeği tuza banar yer gibi

Ateşler içinde uyanıyorum

Baka kalıyorum gidenlerin ardından. 


Bazen düşünüyorum da

Galiba kabul etmem lazım

İkimizda artık bir başkayız

Sen uzaklarda, ben burada,

Eskimiş bir aynada

Sırları dökülmüş bir yüz

Bir yalnızlık. 


Ne giden ne gelen var eskilerden

Kar yağıyor dışarıda

Yeni bir bahara zaman kalmadı

Bize galiba.  


Yalnızca bir karanfil kaldı

Pencere önünde saksıda yeni diktiğim,

Kendine yeni bir aşk büyütsün diye

Yeni bir aşk büyütsün diye...


22 Kasım 2021 Pazartesi

Gecenin Gözleri



Nereden takılmışsa aklıma
Geçmişten gelen bir şiir,

Adın eski bir öykü

Bir şarkı dudaklarımda

Gecenin gözlerinde. 


Ötelerin masalında gizli

Bir bakış attım içimden içine

Koku koku, damar damar

Nasıl da besliyor beni

Elimde tuttuğum yüreğim

Gecenin gözlerinde. 


Öyle derin sular gibi

Sarhoş bir düşe sarıldım

Islanıp geçtiğim

Akşam yağmurlarında

Sevdayı kuşanıp

Yüzümü okşuyor 

Sanki nefesin.  


Yüzünde gülümseme

Gözlerin ışıyor geceye

Esrik bir fırtına kopuyor

Dolunaydan,

Büyüyor avuçlarımda

İçli bir hıçkırık

Dokunup dudaklarıma. 


Öyle bir gece oldu ki

Öyle bir gece,

Bu gece,

Mavilikleri çekiyor canım,

Rüyalarımda yankılanmakta gülüşün

Gecenin gözlerinde için için

Telaşlı bulanık, rüzgarlarda nefesin.  


Bir ses yankılandı boşlukta

Sinmiş bir köşede gülümsüyor

Açan dem çiçekleri fısıltılarla

Bir aşkı giyiniyor gibiydi

Gecenin gözlerinde

Ellerimden öptü bir yanım. 


Sarıldığım bir düşe çekiyor beni

Gecenin gözleri,

Yüreğimin nehirlerinde bir fırtına

Dalgaların aynasında

Oynaşıyor sanki yüzün. 


Öper dudaklar hala körpe, taptaze

Gizlerini, bir gülün tomurcuğunda,

Avuçlarımda ellerinin sıcaklığı

Gecenin gözlerinde

Çekildim koynunda uykulara. 


Kim bilir belki de yine

Sarp dağların derin yamaçlarında

Sabah sabah yeniden açar maviler,

Yüzüne gonca kondurmuş gibi

Tüter gözlerinde güller

Işıl ışıl bir bahar

Büyülü kapılara açılır

Bir gün

Gecenin gözlerinden

Gecenin gözlerinden...