9 Mayıs 2024 Perşembe

Bosluk.


 
















Gözlerine bir baksan
Akıcı bir gözle bir baksan,
O derin boşluğa
Göğün gözyaşlarını toplayıp
Dokunsan ağlayacak.

Süzülecek gül yangını yanaklarından 
İçinde biriken arsız yağmurlar 
Ne kasırgalar estirecek 
Yüreğinin boşluğunda inleyen sevdalar. 

Sen geceyi renklere boyarken
Bu kaçıncı depremdir bilinmez
Gözlerindeki o derin boşlukta.

Bir bakmışsın
Yağmurlar dinecek
Kalbinde büyüyecek gölgeler
Tenhalar çoğalacak
Lambaları sönecek gecenin
Gömülecek karanlığa bu şehir
Gidenler gitmiş olacak
Yalnızsındır,
Ve bir daha,
Kimseler yakamayacak o ateşi
Sahiplenmeyecek
Sulanmayacak
Aşkın gözyaşlarıyla o yürek
Anlayamayacaksın
Anlayamayacaksın...

6 Mayıs 2024 Pazartesi

Gülün Soldugu Aksam


Alaca ikindi gölgelerinde 
Geceye kırıldı aniden zaman 
Nereye taşır seni yüreğim 
Silip atamazsın ki takvimlerden zamanı 
Başka türlü anlatılmaz ki bu üç fidan 
Boynu bükük gül tomurcukları. 

Sesini yitiren gerçekler kayıp 
Kokunuz siniyor şimdi 
Gülün solduğu akşamlara, 
Sökülmekte zamanın ruhu 
Gri sulara batırılmış gerilmiş yumruklar 
Taş merdivenlere tırmanan bir yüz 
Gözlerdeki derin boşluklar
İsyan etmekte derin izler bırakarak.

Yürüyordunuz,
Yürüyüp gidiyordunuz idama
Gülüyordunuz
Alev alev ay gibi
Işıl ışıldı gözleriniz
Astılar sizi o çıkmaz dehlizlerde.

Dışarıda ay, güneş, yıldızlar ve deniz
Hepsi sizin içindi oysa
Dalgalı sularda yankılanan
Hepsi sizin içindi yakamozlar
Ve,
Acı badem kokusu gibi
Bir beyaz çığlık sabaha kadar
Yine dalmışım aynalara
Siz yoktunuz artık.

Bu şehrin sokaklarında
Şimdi ayazlardan çıkmaya çalışıyoruz
Acılarla büyütüyoruz çocuklarımızı
Yüreğimiz paslı bir kafes
Karanlık bir deniz
Bir dipsiz kuyu gibiyiz
Şimdi uzak denizleri özler oldu yüreklerimiz.

Terli şimdi sokak lambaları
Boynu bükük kır çiçeklerinin
Koskoca geçmiş, uykulara yatırılmış zaman
Yapraklarını savura savura bir kızıllık içinde
Tonu değişti gelincik tarlalarının.

Ruhumuz bedenimizden çekiliyor sanki
Bağbozumundan sızan damlacıklar
Çöl bakışlı gözlerdeki ırmaklara
Uzak denizlere akıyor gözyaşlarımız
Ulaşamadığımız.

Gördüm seni dün gece
Erkenci tohumları açıyordu tomurcukların
Bahar yavaş yavaş yaza çiçek açmakta
Açelyalar gibi
Açelyalar gibi...

25 Nisan 2024 Perşembe

Sanılar





Yalnızsındır 
Tek başına kalmış gitmiştir gözlerin 
Düşünüyor olabilirsin bir olmazı 
Kim bilir; 
Yollara düşmüş olabilirsin çaresiz 
Gitmiş olabilirsin 
Geçmişten bir masal 
Yırtık bir öykünün çocukluğuna. 

Üşümüştür ellerin yaz sıcağında
Boğum boğum olmuş, nefessiz kalmış
Boğazına atmışsındır düğümleri
İçin içine ağlamışsındır belki
Öylece kalakalmışsındır tek başına
İçinden geçenlerle hiç tanışmadığın yerlerde.

Yanık bir türkü söylemişsindir
Yanık otlar ortasında belki,
Başıboş caddelerde
Donuk yüzlerle yüzleşmişsindir
Kapılmışsındır gri bir yaşama
Sığamamışsındır artık hiçbir yere.

Olur ya;
Her şeye rağmen
Derin bir nefes almışsındır
Mavi bir ırmağın dalgalı koynunda,

Kim bilir belki de
Seni bir evin penceresinden
Al dudaklı, pembe yanaklı
Elinde bir gül, bekleyen bir sevgilidir
Silip baştan yeniden başlamışsındır hayata.

İçinde dalgalı sımsıcak bir okyanus
Dokunmayı özlemişsindir
Omuzuna koymayı başını
Ruhunu besleyen, yeniden baharı
Yeniden baharı
Özlemişsindir...

23 Nisan 2024 Salı

Öylesine





Koca bir çınar gibi 
Oracıkta duruyorsun öylesine 
Kim bilir neler saklıyorsun 
Yüreğinde yuvalanan eski sevdaların 
Acıların ezikliği okunuyor sanki yüzünde 
Üstü örtülen sancılarını bedeli olsa gerek. 

Bastırılan isyanlar var 
Upuzun tüller çekiyorsun 
Dalgınlıkla yığıyorsun gözlerine, 
Yurt edinen kardelenlerin gizlice eridiği 
Yüreğinde olgunlaşan bir ızdırabın izi var. 

Güneşin çekip gittiği saatlerde
Solgun bir ay gibiydi yüzün
Sağanak yağmurlar gibiydi sessizliğin
Dudaklarının kenarından.

Adını koyamadığım
Yalnızlığın bu sığ suları da
Rüzgar gibi bir sarılış var
Hep aynı sancılar işte
Koynunda depreşen
Denizlere karışmayı bekleyen
Sabırsız nehirler var sanki
Gümbür gümbür damarlarında akan.

Bir yaz gecesi
Martıların seviştiği saatlerde
Mehtaba geldin ansızın
Uçsuz bucaksız bir kıyıya dönüşüyordu
Sadece benim duyduğum aynı ses
Yankılanıyordu
Sanki kol kola yürüyordu nefeslerimiz
Peşinden koştum hep
Yetişemedim
Düştüm
Kanadı dizlerim
Tıpkı çocukluğumda olduğu gibi
Bir daha bir daha
Yankılanmayacak galiba
Öylesine,
Aynı ses
Aynı ses...

21 Nisan 2024 Pazar

Gül Kokuyorsun


Nisan'a bir var 
Ay ışığı orada 
Büyüsü bozulmakta koyu üşümelerin 
Yansıyan ışığında. 

Yağmurlar başladı 
Dağılmış öyküleri oluşturma zamanı şimdi 
Nasılda bir telaş dokumakta kuşlar 
Ilık ılık sımsıcak gülüşlerle 
Biraz daha sesli mırıldanmakta şarkılar. 

Bir bahar dalı
Bir tül gibi yaprak yaprak
Yeşil kokmakta sarı güller
Nazlı bir gelincik gibi
Birazdan sen kokacak yine her şey.

Bilinmeyen ne şeyler fısıldar kulağına
Yüreğinin çok daha derin boşluğundan gelen
Anlatmak istersin ya anlatamazsın
O çocuksu güzelliğiyle hani,
Farzet ki ne fırtınalar koparır
Geçen bahardan kalan sevdalar.

Lekesiz bir gökyüzü
Susmalar biriktiriyorum içimde
Gözlerine baktım, yine gözlerine
Kim düşünür ki bundan sonra sonbaharı
Güz üşümelerini.

Nisan'a bir var
Başucumda bir tutam şiir
Ve sen,
Ne olur biraz daha kurulsan geceme
Şafak sökmezlerden
Sürgünlerden evvel
Avuç dolusu görmediğim düşler var daha
Ne olur öylece kalsın ellerin
Gece uyanırken sabaha
Ellerin öylece kalsın
Ellerin öylece yüreğimin üzerinde
Gül kokuyorsun
Gül kokuyorsun !


26 Mart 2024 Salı

Sevmeye Ayırdım Tüm zamanlarımı




Uyandır beni 
Alnımda gezinen ılık nefesinle, 
Öpüşlerle dolu en Ebrulisinden 
Uyandır beni gülüşlerinle 
Sevgiye ayırdım çünkü tüm zamanlarımı. 

Ah işte sana, 
Sevdalı öyküler oluşturma zamanı şimdi 
Sardunya kokusu geliyor bak kış sonu şafağa 
Sabahı karşılayan teraslardan 
Uzaklardaki düşlerin içinden. 

Nasıl da bir havaya kaptırmışım ki kendimi 
Haylaz, ıslak şu maviliğe bir bak 
Karda filizlenen şu çiçeğe,
Tıpkı gözlerin gibi
Oda bekliyor olmalı
Bir tanıdık gülümseme
Yağmur kristallerinden.

Cemreler alnıma inerken
Bir çırpınma başlıyor kalbimde
Yüreğimin tam ortasında bir şehir
Yalnız bir sen, bir ben
Çocuksu güzelliğinle kopup geliyorsun
Daha dün gibi.

Kim bilir, kaç anıyı toplayıp öptüm
Belleğimdeki albümlerden çıkarılmış
Kaç resmi çerçeveleyip astım duvara
Bir yallaz gibi duyumsadım damarlarımda
Gülüşünü kaç kere işledim
Oya oya şiirlerime.

Ele avuca sığmayan tüm sevdalar adına
Avuç avuç kaç kere
İçime incecik kırmızı gül yaprakları serpiştirdim.

Kaç kere
Sevmeye ayırdım tüm zamanlarımı.

Bak şuraya,
Şarkılara bezenip nasılda geliyorlar peşi sıra
Çoğullaşan alaca karanlıklardan sıyrılıp
Çok daha derinlerden
Şafağın eridiği yerden gelen
Nasıl da telaşla öpüşüyorlar şu günlerde kuşlar
Kanat çırparak sevdaları yenileyerek
Sevdaları paylaşarak
Sevdaları paylaşarak...

21 Mart 2024 Perşembe

Bir Masalım Var





Bir masalım var 
Bu gece, 
Kalbimin avuçlarında sakladığım 
Sevgiyle 
Şefkatle büyüttüğüm, 
Gül yangını gibi 
Bir masalım var. 

Bilmem ki nasıl anlatsam 
Dayanılır gibi değil 
İçimi dağlayan ateş. 

Ah o dinmeyen sevda 
Nasılda baştan başa sarıyor beni 
Menevişli denizlere açılan 
Güneşin Ebruli ışıkları gibi 
Bir masalım var
Çekingen duruşundan tanıdığım
İplik iplik göğün mavi nakışından
Çırpınıp pırpırlanan
Kirpikleri kırık
Derin mavi bir göz,
Nasılda arsız yağmurlar yağdırıyor

Ağlar tıpkı çocukluğunda ki gibi.
Şimdi ince bir sızı gibi
Gecenin tenha göğsüne sızan
Nerden çıktı ki bu masal
Oysa bir sevdazedeyim ben
Neden özledim ki şimdi o gülüşleri
Şimdi o gözleri,
Ben geceyi boyarken sabaha
Gidenler gittiler çoktan zaten
Gidenler gittiler
Gidenler gittiler...

1 Mart 2024 Cuma

Pastel bir Bahar



Elimde tuval, pastel bir bahçe 
Geçip giden şiirsizliğimin ardındaki kış 
Unutulmuş uğultularını yansıtıyor 
Eskilerden kalma bir kırlangıç yuvası. 

Öyle tedirgin, öyle üşengeç 
Uyanmakta, baharı karşılamaya hazır kuşlar 
Akşama varan verende evlerde
Papatyalar, fallar açmaya hazır
Küf kokulu öteki bahçelerde.

Gözüm sokaklarda bir çocuk gibi
Gülümseyen bir sıcaklık
Bir aşinalık var,
Nereye gittiğini bilmediğim gözlerde
Eller ellere akmakta uzanır gibi yüreklere.

Tüm ağaçlar ha çiçek açtı ha açacak
Kıştan kalan inleyen akşamlara
Kristal bir aynadan kırılan
Kırmızı mavi bir ışık çarpıyor
Duvarlara, kapı aralığından sızan.

Telaşlı kımıltılar içinde
Pıtrak pıtrak çoğalan geceleri yıldızlar
Sanki ateşböceği şöleni
O fettan nazlanışlar
Hayat çok geç değil karşılamak için baharı
İçmek istiyor canım içmek
Yudumlamak,dudakları kanatırcasına şarabı.

Ah... oracıkta işte
Mor dağlar, ufuk, yeşil mavi bir hayal
Ihlamur kokulu yazlara hazır
Yeşil ürpertilerden aşırılmış
Pastel bir bahar...