29 Eylül 2021 Çarşamba

Yeniden Sabahlara



Uğrunda upuzun acılar çektiğin hayat

Sessiz bir çığlık olur içinde haykırır sana

Ay ve yıldızlar yansır yüzüne titrersin

Serin bir rüzgar çıkar ardından,

Ta uzaklardan okşar saçlarını bilemezsin

Derin bir iz bırakır yüreğinde 

Bir gülüş kaplar benliğini ağlarsın sevinçten

Duyguların sel olup çağıldar birden

Umut yağmurlarının tohumları düşer

Damla damla yüreğine,

Gökkuşağı gibi rengarenk

Bir ışıltıyla uyandırır seni , 

Yeniden sabahlara...


Sarıydı Yine..



Yine Eylül sonu

Yapraklardan kopardığım

Dokunuyor ruhuma mistik bir koku

Son perdesini kaldırdık birlikte sabaha

Sarıydı yine Ekim'e sarkan umutlar...



Eylül Giderken Ben



Bıraktım kendimi bir sarı mevsime

Alıp gidiyor yine sol yanımdakini söküp Eylül

Ah ne çok denedim ah

Hüzün pırangalarını koparıp atamadım

Başaramadım bir türlü,

Bir rüzgar esti uzaklardan

Ne varsa alıp götürdü

Uykulardayken düşlerim, avuçlarımdan.  


Alabora olur içimde bir yerde bekleyen tekne

Nereye gittiğimi bilmiyorum

Ruhumu uzun bozkırlarda soluksuz

Rüzgarlara bıraktım

Yaktığım kır çiçeklerinin küllerini,

Sararmış bir yaprakta

Eylül' den kalan bir iz

Erkenci gölgeler düşürüyor

Ekim' e sarkan yollarıma.    


Ben Eylül' ü gökte uçarken gördüm

Tamda orada başladı işte bendeki hüzün,

En sızlayan yanlarımda

Bir yangındır ki hiç dinmeyen

Birçok acıyan yerime bastım kızgın demiri

Dağladım yüreğimi. 


Ah sen var ya sen,

Nerden çıktın yine gece gece

İçimdeki fırtınalar depreşti yine

Anlatıp duruyorum güze düşenleri

Sancısı vuruyor yüreğime

Bundan değil midir ki Eylül'ün gidişi

Sarı hüzünler bırakmakta bedenime. 


Susarım;

Hasret kalmışım o uzak maviye

Issız yüreğimle

Ulaşmak istediğim o son cemreye

Bir gelsen diyorum

Arıyor seni gözlerim

Yağmur olur düşerim belki gözlerine

Şu sarı gölgelerden bir alsan beni

Uykusuz gecelerimden alsan

Bıraktığım, bir kayıp limandan yalnızlığımı

Ekim' e sarkmadan beni

Bir alsan, bir alsan...


27 Eylül 2021 Pazartesi

Yüregimizde



Bir sen bilirsin bir de ben
Su olduk, nehir olduk senle

Okyanusa karıştık birlikte.

Başaklar ha doğdu, ha doğacak

Güneş doldururken gözlerimizi

Bak ellerimiz yan yana yine,

Nasıl da besliyoruz yazdan kalan sevdaları

Şuracığa, tam benliğimizin onayladığı yerde

Yüreğimizde...


26 Eylül 2021 Pazar

Yeniden Sabahlara



Uğrunda upuzun acılar çektiğin hayat 

Sessiz bir çığlık olur içinde haykırır sana 

Ay ve yıldızlar yansır yüzüne titrersin 

Serin bir rüzgar çıkar ardından, 

Ta uzaklardan okşar saçlarını bilemezsin 

Derin bir iz bırakır yüreğinde  

Bir gülüş kaplar benliğini ağlarsın sevinçten 

Duyguların sel olup çağıldar birden

Umut yağmurlarının tohumları düşer

Damla damla yüreğine,

Gökkuşağı gibi rengarenk

Bir ışıltıyla uyandırır seni 

Yeniden sabahlara...


Güz Penceresi, II
















Güneşin batışını izledim dün güz penceresinden
Seni izledim,
Bütün güzelliğini sunmuştu akşama sonbahar
Gidişini izledim
Eylül yağmurlarında güz yaprakları gibiydin
Yüreğime düşen.
Yine bilindik bir şarkısın dudaklarımda
Yıldızları süpürüyordu saçların rüzgar gibi
Mavinin ruhuna salıyordu, güz ortasında yağmurlara.
Bir sevdadır güz penceresinden seni izlemek
Bir türküdür seni maviye anlatmak,
Gün doğumlarında yeniden nefes almak seninle
Yeniden dikmek erguvanları, baharı beklemeden,
Hazırlamak yaza girmeden selvileri.
Sıyrılıp gündüzün zemheri sığlığından
Vururken akşam saatlerinde pencereme güneş
Eylül' lü bir güne uğurluyordu, sıcak yüreğimden seni,
Nasıl da gidiyorsun, gecenin sessiz çığlığına aldırmadan
Dünün yaşanmışlığı,günün umudu, yarının bilinmezliğine.
Güz ortasında yağmur olup yağmak güzel
Sarı yapraklar arasında kaybolmak, gitmek güzel
Bazı şarkılar var ki bizim için çok çok özel,
Koca bir aşktır oysa yaşamakta olduğumuz mevsim.
Ve geceye soyundu, güz sarısı düşüncelerim
Ayışığı vuruyor şimdi pencereme bu gece,
Yine güz sancısı düştü yüreğime
Sessiz çığlıklarıma aldırmadan
Uçsuz bucaksız mavinin koynundan
Her dalgada biraz derine, derine giden


Yalnızlıgım


















Bilmediğim uzaklardan bir ses geliyor
Avlusu tarçın kokulu evlerden,
Çığırtkan bir tohum
Sanki çiçekleniyor gökyüzünün eteğinde
Derinlerde renk renk bulut ırmaklarında
Hergün gözlerimde büyümekte yalnızlığjm.
Üşüdü yüreğim, seni özler oldum
Lale mevsimlerinde
Sarıldım kırılgan bir dala
Dayadım gecenin koynuna bağrımı
Dudaklarında gül, hayalin
Gülüşünün şiirini yazmak istedim
Derin bir kızıllıkta,
Hece hece varlığın, içimde çiçekleniyor
Seni düşlüyorum
Avuçlamak istiyorum
Öpmek defalarca seni.
Bugün bir başka yanıyor
Bir başka yanıyor bendeki o büyülü orman
Alev alev
Uzar gider
Uzar gider yoksul bir sevda
Düşer yollara,
Öyle güzel, öyle derin ki
Dolaşır damarlarımda delice yalnızlığım.
Meltemler esiyor vuruyor yanaklarıma
Yayılmakta ortalığa,yonca kokuları sinmekte içime,
Ah şu kuş yuvaları, ah şu su gölgeleri
Selvilere karışan yüzüm sular gölgesi
Seni hangi şarkı anlatır bilmem
Bir çalıkuşu olasım geliyor
Gelincikler arasından kan ter içinde havalanan
Saçlarımdan süzülen sırılsıklam yağmurlarla,
Sana gelen.
Ah iki gözüm
Geç kaldım galiba,
O kadar yol gittim ki seninle
Ay batacak birazdan
Kaldığımız yerde, bıraktığımız gibi
Sabaha vardığımız yırtık bir deniz gibi yine
Gözlerin gibi herşey.
Yeniden düşüyor yollara yine yalnızlığım
El sallayan biri var gibi
Göçebe bir geceye,
Selviler altındaki yatan gölgelere
Sığındım yine sen var diye.
Ah benim güzelim, ey benim mavi gözlüm
Bir kuş gül dokumakta ipek ibrişimlerle
Eğreti gül bahçelerinde sana,
Kırmızıya boyanmış gibi bir nar rengi
Leylak kokuları sinmiş yollarda
Gün batımlarında, mavi bir yolculuğa çıkmakta yalnızlığım
Yaz avuntularından kaçırılmış yağmurlarda
Bir gökkuşağı çizmekte şarkılar,
Belkide
Attığım çığlığı duymaz yüreğim
Kim bilir belki de
Bir şiire uzanır düşlerim...


Sarı Orkideler























Bir rüzgar esti
Bir bulut geçti üzerimden,
Kokundu yüzümü dolduran
Son, bahardan esintilerdi kalan.
Buğulu bir esmerlik bulaştı gözlerime
Mavileri çalınmış
Eylül'dür şimdi yüzü mevsimin.
Kabuğunu soyuyorum
Üstünden geçen gecenin,
Yüreğimde yarım kalmış aşklara
Bulutlardan süzülen gizlerle
Hiç tükenmeyecek bir mevsim aradım.
Mevsiminden midir nedir bilinmez
Bir şeyler hep düşüyor
Bazen yalnızlığıma,
Bazen göğsüme,
Işıktan kümeleriyle sarı orkideler..
Sarıp sarmalıyor içimi
Yüreğimden uçuşan kuşlar,
Acının çatlayan dudaklarına
Usul usul yol alıyorlar.
Efsunlu;
Şafaksız akşamlarda
Düşlerimin kuyusunda
Özlediğim denizi arıyorum.
Bir ebemkuşağı yok olmakta içimde
Hangi içimdeyim bilmiyorum, ama
Homurtuları geliyor hoyratça.
Birazdan;
Düşecek ortalığa Eylül yağmurları
Yayılacak etrafa toprak kokusu
Boynunu bükecek sarı orkideler
Gömülecek
Kendi yalnızlığına sessizce.
Yüreğimin ta içinde