18 Aralık 2017 Pazartesi

18 Aralık 0

Ben



Anıların derin kuyusunda kayıp
Geciken umurlarda ben
Elleri avucunda kaybolup giden
Küçücük çocuğun gözlerinde ben.
Yağmur çisiltisinde ince bir ses
Yüreği kora düşmüş közüm ben.
Mutsuz gülüşlerde
Bakışları buz tutan ben
Yalnızlığın resminde
Ben benim
Katıksız ben.
Kuytu bir orman, benden çok olan
Sana sevdalar büyüten ben.
Elleri kolları bağlı
Bir oyunun son perdesinde
Avazı çıktıkça bağıran ben..
Ve.. güneşin ardında
Sönmüş bir yıldız gibi duran
B e n...

13 Kasım 2017 Pazartesi

Bir şehrin hikayesi


Herkes kendi türküsünü söyler 
Herkes kendi öyküsünü yazar 
Bu şehirde.. 
Bir başka maske takar insanlar 
Geceyi pembeye boyar, gündüzün yalanları,
Mum ışığında erir güneş 
Bu şehirde.. 
Rengarenk renklere bezenir hayat burada 
Biri açılır, biri solar 
Sadece kendi acısına ağlar insanlar 
Bu şehirde...
Ne kadar zor belki bilirsin 
Ekmeğin yarısını bölüp paylaştığın 
Bir yığın ekmeğin bir dilimini 
Paylaşmaz seninle çoğu insan.. 
Kaç soluk kesildi,
Kaç umut asıldı bu şehirde
Varlığını satan yoksullar,
Yoksulluğunu satan zenginler
Onurunu toprağa gömüp
Dostlarını satan insanlar gördüm...
Yüzünü nereye çevirsen ,nereye baksan
Ezilen ama,bağırmayan insanlar gördüm.
Boşuna bunca yıl tükettiğim bu şehirde
Bir zamanlar yanında
Şimdi uzaklarda olan,
Dost görünen insanlar gördüm..
Ve arkamı dönüp geriye baktığımda
Yüksek binalarla yığılı bu şehirde,
Ya kocaman bir enkaz
Yada hiç bir şey
Koca kalabalıklar arasında yalnız ben...

6 Ekim 2017 Cuma

Sessizliğin sesini dinle


Gecenin sesini dinle,
Uykuda yanakları gül açan çocuklar gibi,
Güneşin ve rüzgarın kollarında uyut sevdayı
Yaşamın derin sularından gelen
Sessizliğin içindeki yaşamı
Çok uzaklardaki dalgaların sesini
Bir kelebeğin,
Kanatlarını çırparken çıkardığı sesi duy,
Rüzgarda savrulduğunu hisset.

Kapat gözlerini;
Bir yaprağın dalından kopup
Düştüğünü hisset
Yüreğinin sesini
Sessizliğin sesini
Gecenin şarkısını dinle...

5 Eylül 2017 Salı

Sessizliğim


Tenha sahillerin kıyısından
Bir martı çığlığı ile ürperir sessizliğim
Gözyaşlarını saklarken
Gizemli hüzünlerle sarılır duygular.
Güz yolcusuyum geçerim şafakta
Sırtımda keten bohça, yalın ayak.

Güz yaprakları tıklatırken kapıyı, ardından rüzgar
Boydan boya ıssızlık kaplar anlımı.
Penceremde rüzgar, iklim güz
Pervazlarımda eksik etmem yine de mor menekşeleri.
Dalgın sarmaşıklar çizerim gönül duvarlarıma
Uzar, büyür gök merdivenlerine
Sarılır bulutlardan öte.
Omzumda güz elidir, ılık yağmurlar
Hüzünlü sabahlar bırakır çalı kuşları.
Yolunu kaybetmiş bir serçe tüner balkonuma
Güz sarısı hüzünler geçer gözlerinden bilirim.
Hoyrat fırtınalar savrulur yıldızlardan
Kurur bahçemde yetiştirdiğim güller.
Siz bilemezsiniz yağmurlarda ıslandığımı
Oysa umutsuz bir düştür benimkisi,
Sekerek uzaklaşır beslediğim sessizlik
Şevkatli dediğim ömrüm,
Akşamdan kalma bir sokakta kalan...

17 Ağustos 2017 Perşembe

17 Ağustos 0

Yüreğimden yüreğine


Sanki koca bir dünya var 
Fırtına gibi esiyor içimde zaman,
Alışılmış bir hayatın 
Göğsümden göğsüne uzanan  
Taşlarını diziyorum yollara.. 
Yüreğimden başka hiç kimseye dokunamadığım 
Kalbimin resmini çekebilseydim keşke,
Beceremedim;
Vakitsizce bir vurgun yemiş
Acının sancılarını suluyorum şimdi,
Bir kez daha baktım kendime
Yüzüm eskiyor eski bir aynada.
Özlüyorum,
Uykusuz kalıyorum
Gecenin, seni en güzel yerinde bekler kalbim
Sonra;
Göğsümün duvarlarına dokunuyorum
Sarılıp öpsem diyorum
Öpsem yüreğini koysam koynuma
Yüreğinden yüreğime...


28 Temmuz 2017 Cuma

Bir tatlı telaş aldı gecenin rengi


Bir tatlı telaş aldı gecenin rengi
Yeşil akşam altındaki sahiller,
Ayın okşayan ışığında.
Bir yerde sen, bir yerde ben
Şimdi sırtımızda gecenin rüzgarları,
Bir senfonik şiir eşliğinde
Renkten renge giren sözcüklerle
Gömülür derin bir sessizliğe sevda..
Bir tatlı telaş aldı gecenin rengi
Çalınır şarkılar, bir deli rüzgar eşliğinde,
Kimse duymaz, bir sen bir ben duyarım.
Kaçak bir bulutun bakıştığı saatte
Bulutlar ve kuşlarla örülür bu gece,
Bekler bizi belki yıldızlar kavşağında,
Kanat çırpar aşk, lavanta bahçesinde..
Bir tatlı telaş aldı gecenin rengi
Cam gibi hayat gibi
Açılmak, geçmeli içinden, koşarak gitmek
Delişmen kuşlar gibi.
Sığdırıp bir nehirde kucaklar seni
Birden bire karışır, öykülere, şarkılara gülüşler,
Ve öper dudaklarını ılık bir rüzgar
Ayın suya düşerken resmi..
Bir tatlı telaş aldı gecenin rengi
Erik ağacı çiçeğe durmuş
Saçlarını okşadığını düşün,
Yeşil yosunlu akşamlarda
Çıngıraklar gibi ses verir için.
Gökyüzü yırtılmış
Gece martılar dönerken sahile
El kadar maviler döker içine..
Bir tatlı telaş aldı gecenin rengi
Dolar gözlerine bir yağmur gibi
Ormanın karanlık şarkısı büyürken
Fısıltısı birleşir sonsuzlukta.
Aşkı anlatan bir ses
Fısıldar dudaklardan kulağına,
Gecenin sesine tutunarak
Biter gün ışığının oynaştığı saatlerde...

27 Temmuz 2017 Perşembe

Ne güzeldi seni sevmek güzelim














Ne güzel günlerdi o günler 
Seni yaşamak 
Seninle yaşamak  
Gecelerin karanlığını yara yara 
Bir yıldız gibi. 
Ne güzel şeydi seni sevmek güzelim,
Hani bir volkan gibi 
Patlarsın ya.ansızın,
İçindeki sevdayı bir fidan gibi çılgınca
Çoğaltmak istersin ya yaşatmak için
Kokusunu hissetmek için çiçeklerin,
Bir kelebek gibi uçmak istersin ya bazen
İlmik ilmik dokuyarak
Bir koza gibi hayatı,
Her an
Her saniye
Gözlerindeki ışıltıyı
Deryalara sığdırmak istersin ya delice,
Bir çakıl taşı gibi sahillerde rengarenk
Bir inci,
Sevmek gibi
Aşk gibi
Sen gibi
Ne güzeldi güzelim seni sevmek...

13 Temmuz 2017 Perşembe

Gelseydin eger


Gelseydin eğer,
Deniz basardı içimi, yağmur sonrası karanlıkta
Bir mavilik çökerdi, düşerdi içimdeki serin göllere,
Yıldızlar semadan bir bir dökülürdü üstüme
Sokulurken akşam kızıllığına sahiller .
Bir şeyler, bir şeyler patlardı gözlerimden
Bir ada rüzgarı gibi sürter geçerdim geceyi.
Gelseydin eğer,
Mor menevişli dağlarım olurdu
Kardelenlerim olurdu, kayalıkları delen
Belki bir gül açabilirdi sesinde,
Silinebilirdi kuraklığın belki bütün izleri bahçelerde.
Gelseydin eğer,
Hani, savrulursun ya bazen kendine
Belki, bir şey kalmaz sanırsın ya
Gözlerin gelir geçer gözlerimden.
Bir yıldız yağar yağmur yağarken
Islık çalarak, bir sedef gibi düşerdi ellerine.
Gelseydin eğer,
Güz yüklü yüreğimden
Bir kuş sürüsü havalanırdı semaya,
Gittikçe çoğalan.
Yürek boşluğunda bir ah, bir iç çekiş
İçimde engin kıyılara açılma özlemi doğardı.
Gelseydin eğer,
Yağmura susamış çatlayan dudaklarım
Çiçeğe su yürümesi gibi,
Hayatın şah damarlarında dolaşırdı
Hesapsız bedelsiz,
Mavi şimşekler çalardı griye çalmış bulutlardan.
Gelseydin eğer,
Sonbaharın tozlu kafesleri içinde
Yitik düşlerimi kovalardım,
Yeşil yosunlara takılıp günlerce
Gitmek isterdi canım, hayatın gittiği yere.
Ve mavi bir akşamın altından süzülerek
Düşerdim içimdeki denizin serin derinliklerine...