22 Mayıs 2021 Cumartesi

Kor Gibi Yanmakta


















Bir gizemli el  

Bir tutam köz içimde  

Yırtıp geçiyor gözlerin ruhumu  

Gülüşler bıraka bıraka. 


Gözlerim sabaha doğmadan  

Hep uykusuz, kaçıncı yalnız gecelerim  

Kaçıncı sormalar  

Bu kaçıncı gözyaşları.  


Bir aşkın şahikalarına vurgun

Usulca sokuldun gecelerime,

Nice harmanlar savurmakta yüreğim

Bir yanardağ patlamakta yine

Yeniden büyümekte sessizce

Bir hırçın nehir olur  özlemin. 


Güzelim benim

Manolyam

Deli dolu aşkım benim

Çok özledim seni ben

Çok, hemde pek çok,

Gözlerimin içinde yanmakta

Gözbebeklerin hala

Bir yıldız gibi yanmakta  sanki

Kor gibi yanmakta

Yüreğim,

Yanmakta 

Sular gibi tenim...


18 Mayıs 2021 Salı

V a r






















Yağmurlar var  

En güzel şarkısını dokur aşkın  

Dudaklarda, 

Özlemler var  

Geceye akan  

En derinden  

İçten içe gözyaşları, 

Rüzgarlar var  

Ayaz vuran tenlere  

Aramızdan esip geçen

Kuşlar gibi. 


Ayrılıklar var

Çaresiz bekleyişler

İç çekişler

İnce ince yüreklere sızan

Issız sevdaların, kanayan yaralarına. 


Çok şey var bilemezsin,

Perdelerin arkasına sinmiş

Parçalanmış yürekler,

Sararmış fotoğraflarda yüzler

İzler

Anılar var. 


Şiirler var

Nefessiz söylediğim

Dudaklarımda,

Nasıl söylerim nasıl 

Bir bilsen

Içimde yankılanan

Alev alev yakar yüreğimi.  


Yazamadıklarım var

Öykülerde

Seni sevdiğimi

Söyleyemediğim. 


Dalgalar var

Gecenin sesini dinleyen

Durgun sularda, 

Rüzgarını bekleyen. 


Yollar var

Yağmur kokan yollar

Gözlerimin donup kaldığı

Uzaklarda,

İçimde oturan

Uslanmaz bir deli gönül var,

Senin görmediğin uykularımda

Yüreğimde ,

Fırtınalar koparmakta

Şimdi,

Ağlamakta...


17 Mayıs 2021 Pazartesi

Sen Var ya Sen...



Sen var ya sen   

Mor çiçeğim, menekşemsin benim  

Nergizim, nar çiçeğimsin sen  

Kardelenimsin, kuğular gibi nazlı nazlı  

Köpük köpük çağlayanımsın  

Bir bahar güneşi gibi gülüşün  

Kış ortasında içimi ısıtan, 

Tarlada sarı başağım  

Gamzelerinde kızıl bir gonca

Gözlerimde derin bir mavisin 

Uzak denizlere  açılan,

Güneşin çiçeğisin sen

Sen varya sen,

Bahar gibisin

Bahar çiçeğimsin

Hiç solmayan yüreğimden,

Ve;

Dudaklarımda bir şarkı

Şiir gibisin...


Sana Benzeyen



Yağmurlar gelir  

Sonra ebem kuşakları ardından  

Ağaçlar uyur, uyanırlar  

Çiçekler açar  

Sen gelirsin  

Aşk gelir  

O bahar gelir bir gün elbet  

Sana benzeyen...


Senin Bende Kalan ...


















Senin bende kalan anıların var  

Yüreğimde, çivilenmiş, 

Düşlerimde sakladığım  

Nefes nefes içime çektiğim  

Teninin kokusu, 

Gülüşlerin var. 


Derin bir deniz gibi  

İçinde kaybolduğum

Huysuz yağmurların yağdığı

Gözlerin var

Senin bende kalan. 


İçim hala yangın yeri

Sanki teninin sıcaklığında

Yüreğimi yakar gibi alev alev

Gönül ağrısı var, aşk gibi. 


Kaç gün doğumu sığar bilmem

Uzatmak için geceyi,

Gri mor ırmakların aktığı

Sessizce içime dolan

Ruhumda uyuyan

Hayallerin var

Senin bende kalan.  


Masalın var,

Gözleri mavi

Saçları buğday sarısı

Bir türlü okumaya doyamadığım,

Duygulu, efsunlu sesin

Hala kulaklarımda,

Yasak bir öpüşmenin

Tadı var dudaklarımda

Senin bende kalan...


16 Mayıs 2021 Pazar

Tutunamayanlar



Güneş ve ay gökyüzünde  

Yankılanan bir ses var avaz avaz  

Dünyanın gökkubbesinde, 

Sen görmedin yaşanmış günlerin kanayan yaralarını hala  

Hayatı  teğellemek kırık bir dala, yeniden güne  

Delik deşik bir çarpıntıyı hissetmedin, göğsünde acısını  

Tutunamayanların.  


Derme çatma sırsız aynalarda tütsüyor hayatlar

Acılar kucaklamakta, içten sıcak gülüşlerei,

Günbegün eksilen bir deniz yüreklerde

Ateşten bir gömlek giydiklerimiz. 


Yana yakıla devrilen hayatlar var, soğumuş acılardan

Zamanın salıncağında salınan hayatlar

Gecelerle konuşup duruyor günü görmeden

Tutunamayanlar.  


Hüzün ve aşk kurşun gibi, omuzlarında taşıdıkları

Usulca uzaklaşmakta sevdaları kıyılardan yavaş yavaş

Bir hüzün okyanusuna karışmakta

Savrulup birden dibe vurur 

Tutunamayanların hayatları. 


Koynunda güneşi bile taşısalar, bize sunulan bahçelerden

Yağmurun yüzünü öpüp koklasalar

Küşanır ağulu türküsünü dudakları

Açar zakkumlar bir taraftan, bir taraftan sardunyalar,

Oysa kentin sokaklarına, aynı yağan yağmurlar. 


Bir dönme dolap gibi bir iner bir çıkarlar

Hayat sahnesinden çekilirken tutunamayanlar

Cebelleşip dururlar yalpalayan teknelerde

Yankısız hayatlar gelir gidenlerin yerine. 


Son yıldızı parlarken gökyüzünün

İrkiliyor yüreklerinde hüznün garip çiçekleri

Çılgın bir suyun akışına bırakırlar kendilerini,

Sekerek uzaklaşırlar ince uzun patikalardan

Sarmadan yaşamın ipliğini

Tutunamayanlar.  


Ey ömrüm;

Nedir bu anlamsız ayağımıza takılan pırangalar

Dünyanın boğazını sıkan, bu ayrıcalıklar niye

Bir siyah gölge canlanıp duruyor, tam bahar geldi derken,

Bak,

Tensel kokuları, süzülen rüzgarların harında hala kavrulmakta

Tutunamayanların ruhları...


15 Mayıs 2021 Cumartesi

Zor Seymis Meger Seni Beklemek


















Bir tomurcuk kabarmış yüreğimde  

Titreyip durmakta birden, gecenin ortasında  

Çarpıyor kalbim sanki tipiye tutulmuşcasına  

Süzülüyor hasretin içimin denizlerinden  

Ne kadar zormuş seni beklemek oysa  

Ne kadar zormuş. 


Damarlarımda uykuya yatırdığım ırmaklar huysuz

Göğsümde bekleyişlerimin, akşamın sesiyle ağrılar tedirgin

Ellerimi titretmekte ,o son dokunuşlarının dirliksiz kokularının sızıları

Durmadan içimde tırmanan bir gül

Genzime bastırıyor bir rüzgar

Kaskatı koyu solumalar.  


Savuruyorum yağmur fırtınalarına  haykırışlarımı

Savrula savrula ne yana akıyor bilmiyorum bizim şarkımız

Yıldızlar yanıp sönmekte bir yandan,

Yüreğim kocaman bir volkan, akıp duran bir lav

Içimi dışıma vurmakta,gökten sarkan ay gibi bir sarkaç

Nasılda aralanıyor seni bekleyen yüreğimdeki bu son gecenin büyüsü. 


Göçüp gitmekte dağılmış düşlerim, uykularım ürkek

Sanki dokunmakta parmakların tenime, biliyor musun?

Yakıp kavuruyor beni, ne zormuş seni bekleyişlerim

Gecenin bu vakti,

Zor şeymiş meğer seni beklemek,

Seni sevmek

Ne kadar çok zor

Ne kadar zor

Ne kadar...


14 Mayıs 2021 Cuma

Kır Papatyası



Yürümek istiyorum durmadan yürümek seninle  

Gök mavisi derin bir mavi ile gözlerinde  

Sabah rüzgarlarının esip durduğu keyfince, 

Sarp dağların rüzgarlarına  

Uzak dağ başlarının derin yamaçlarına  

Kırlara, 

Göğsümüze doldurarak bir nefes gibi  

İçmek gibi kana kana baharı,

Yürümek istiyorum seninle

İnce ince beyaz papatyalar gibi 

Soluyarak. 


İki tutam papatya avuçlarımızda şimdi

Türküler söyleriz, şiirler yazarız belki bahara. 


Alıcı gözlerle baktın mı şu papatyalara

Kankırmızı ırmak gibi akan,gelincijler arasından süzülen

Nasılda vurmakta üstümüze usulca ve ürkek

Soluk soluğa yaşamın nefesini böğrümüze. 


Sevdayı kuşanıp düşelim birlikte yollara

Demli bir papatya kokusunun geldiği kırlara

Tadına varalım Mayıs ortasında bir sabah,

Yeniden çoğalır umutlar belkide kimbilir,

Goncalar kondurmuş gibi mor sümbüller arasından

O büyülü kokusu vurur belkide yüzümüze

O taze kır papatyaları yüreğimize...