14 Mayıs 2018 Pazartesi

Annemin nefesi

















Bu şehir hüzün kolluyor anne
Kaybolmuşum tüm sokaklar karanlık
Düşlerimde üşüyorum
Sıcak bir el arıyorum,
Güneşin tülünü çektim örttüm üstüme
Yoksa o sen misin anne.

Göğsünün avlusunda

Senin sesin mi yoksa yankılanan
Sımsıcak
Yorgun şakaklarıma vuran.

Akşamlar iniyor

Bir tozlu resim bende, gözlerin flu
Yaralı bir kuşum anne
Kimsesiz, çıkmaz bir sokağın içindeyim
Her taraf eşkiya pazarı şimdi
Yalnız bir yaşlı çınarım anne.

Yüzüm gülüyor

İçim bir çürük elma gibi
Ortasında kaldım yalnızlığın
Kimseler görmüyor beni, benden başka.

Uzan yanıma ne olur

Esirgeme dizlerini benden anne
Dayayayım başımı
Okşa o yumuşak ellerinle
Ninniler söyle yine
O sıcak nefesinle...

27 Nisan 2018 Cuma

Yokluğunda ben
















Yokluğunda, küçüğüm çok küçük
Tebessüm eden yüzlere hasret çocuk gibi
Şaşkın bakışımda, ipi çekilir şiirlerin
Ne kadar çırpınsam nafile
Hayata tutunamayacak kadar küçüktür ellerim
Yokluğunda kimsesiz, sahipsizim

Yokluğunda, gözlerimde dem tutar yağmur
Usul usul dökülür, yanaklarımdan yüreğime
Kor düşer gecenin tam ortasına
Önce ay yanar, sonra yıldızlar
Sonra ben yanarım
Acılar içinde, kıvrana kıvrana

Yokluğunda, yasak düşer gülüşlere
Dili bağlanır sözcüklerin
Keşkeler, eyvahlar faydasız kalır
Hani ölsem, tabuta sığmaz efkarım
Yokluğunda ben, musallada el pençe
Yokluğunda ben paramparça
Yokluğunda ben yaşayan ölüyüm

9 Nisan 2018 Pazartesi

Haydi gülümse

Hoş geldin benim sevgili manolyam
Hoş geldin, gece çiçeği gibi gecikmiş sevdam.
Gülümse bana, bir yıldız gecesinde
Kanatları kesilmiş bir kuş gibi çırpınıyor yüreğim.
Ateş gömülü sinelerden,
Yıkalım gel, sevdasız geçen gönüllerden ömürleri.
Haydi gülümse;
Haydi gülümse umudun rüzgarı
Ayın elleri dokunsun saçlarına,
Alaca karanlığın sesinde yürüyerek
Serilelim köpük basmış kıyılara...

30 Mart 2018 Cuma

Kemancı

Sonbahar çökerken akşamlara yavaş yavaş
Sevmedi bu şehir
Böyle apansız sancılı ayrılıkları
Bir keman inletir gecenin bağrını uzaklardan
Hazin mı hazin hıçkırıklara boğulan bir ses
Yanan alevin dilleri gibi,
Yarar gecenin karanlığını,
Ve...
Keman mı ağlıyor, kemancı mı?
Keman değil kemancı ağlıyor.
Titreyen parmaklarıyla yanan ateşin yanında
Akıtır tellere gözyaşlarını
Bağrına basa basa kemanı,
Hiç kimse onu anlamaz
Bunu tek keman anlar
Kemancının ağladığını...
Cemal Çelik

26 Mart 2018 Pazartesi

Geceler ağırlar sevdaları


Dağlarda kalmış uğultusu, delice bir sevdanın 
Sevmek neydi, aşklara tutunarak sevmek,
Bak dinle, 
Şimdi güneş iniyor kuş seslenirim arkasından 
Yalvar yakar dağ esintileriyle, kelebekler 
Soğutuyor kanayan yaralarımı bir bir 
Geceler türkülerle ağırlanırken sevdalara... 

23 Mart 2018 Cuma

Kınalı bir el


















Günde kaç kez söylenir
Kaç kez, bu türkü hiç bilinmez.
Kınalı bir el, iri bir ayak. 
Eller uzanırken toprağa
Eski ve uzun bir şiir
Yalınca dağların düzünde
Anamın belindeki kuşak
Hüzünlü bir ödül olur,
Yorgun türküsünü söyler. 

18 Mart 2018 Pazar

Acılar da yazılır


Bütün gün bağrıma ve belime bağladım
Ekmek toprak ve ocak şu gibi
Ekine günle düşen gölge
Topraktan pamuk çeker gibi, kuşağı
Genede yürümek bağırmak lazım
Sonra silmeli alın terini,
Avucunda su içer gibi
Kınalı elleri ile...
Yorgun bir köylü nefesi gibi,
Toprak çağıltılı,omuzlarında hayat
Alın terinden bir yürüyüş var.
Çok alışkın acılı yanın
Güneşte bozaran alnın
Göğsün gür alnın açık
Değirmen taşlarına
Acılarda yazılır bir gün
Yazılır, okunur, bir türkü söylenir...

2 Mart 2018 Cuma

Şimdi gelsem


Ayaklarım yağmura bulaşmış
Kapını çalsam aşkı özlemiş olarak
Bitkin uzanıversem göğsüne
Birikmiş tüm özlemimle
Huzurla yumsam gözlerimi
Kokunu çeksem içime
Uyusam
Okşar mısın başımı?
Üşümüş ayaklarımı ısıtır mısın?
Yağmur kokulu tenimi
Nefesinle kurutur musun?
Şimdi gelsem
İyi ki geldin der misin?